Bir ağaç meselesi

Akbelen'de yaşananlar, bir ormanın hikâyesi değildir. Bir ülkenin kendisiyle nasıl bir gelecek kurmak istediğinin hikâyesidir. Çünkü mesele sadece ağaç değil; mesele toprak, su, insan ve nihayetinde adalettir.

Muğla'nın bir köyünde başlayan direniş, kısa sürede ülke gündemine oturdu. Yöre halkı, yıllardır yaşadığı toprağı, nefes aldığı ormanı ve geçimini sağladığı doğayı korumak için ayakta. Ellerinde ne büyük sermaye var ne de güçlü bir siyasi destek. Sadece bir hak iddiası var: "Bu toprak bizim yaşam alanımızdır."

Karşılarındaki duruşun gerekçesi ise, enerji ihtiyacı, ekonomik gerekçeler ve kalkınma söylemi… İşte tam bu noktada Türkiye'nin en temel sorularından biri karşımıza çıkıyor: Orman mı, kömür mü?

Bu sorunun cevabı sadece ekonomik bir tercih değildir. Bu, aynı zamanda bir medeniyet tercihidir. Çünkü doğayı sadece bir kaynak olarak gören anlayış ile doğayı bir emanet olarak gören anlayış arasında derin bir fark vardır.

Akbelen'de kesilen her ağaç, aslında bir zihniyetin kesitidir. Ve o zihniyet şu soruyu beraberinde getirir: "Toprağını savunmak suç mu?"

Eğer bir insan, yaşadığı yeri korumaya çalışırken kendini mahkeme salonlarında buluyorsa, burada........

© Yeni Mesaj