2025in zifiri karanlığından 2026nın şafağına: Çözüm var! |
Kıymetli dostlar,
Zorlu ve öğretici bir yılı, 2025'i geride bırakırken 2026'nın eşiğindeyiz. Tarih; tesadüflerin değil, sebep–sonuç ilişkilerinin oluşturduğu bir akıştır. Bugün yaşadıklarımız, dün yapılan tercihlerin neticesidir; yarın karşılaşacaklarımız ise bugün alacağımız kararların sonucudur.
2025 yılı, Ebedî Genel Başkanımız Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllar önce yaptığı "Türkiye zifiri karanlık bir döneme giriyor" uyarısının somutlaştığı bir yıl olmuştur. Ancak tarih bize şunu da öğretir: Gecenin en karanlık anı, şafağın sökmesine en yakın olan andır.
2025 yılı, Türkiye açısından yalnızca bir ekonomik durgunluk değil; çok boyutlu bir sıkışmışlık dönemi olarak hafızalara kazınacaktır.
Ekonomik cephede; "enflasyonla mücadele" adı altında uygulanan politikalar, üretimi daraltmış, iç piyasayı kurutmuş, reel sektörü finansmana erişemez hâle getirmiştir. Sanayi ve ticarette kapasite düşmüş, esnaf ayakta kalma mücadelesine itilmiştir. Emekli ve asgari ücretli, hayat pahalılığı karşısında temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanır hâle gelmiştir. Bu tablo, rakamlardan çok sokaktaki hayatın diliyle kendini göstermektedir.
Jeopolitik açıdan ise Türkiye, 2025 boyunca çevresinde şekillenen gelişmelerle açık bir baskı altında kalmıştır. İsrail'in saldırgan politikaları ve ABD'nin bölgedeki askerî–siyasi hamleleri, hedefin yalnızca Gazze veya Lübnan olmadığını; bölgenin tamamının yeniden dizayn edilmek istendiğini göstermektedir.
Bu süreçte "Terörsüz Türkiye" başlığı altında........