menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Trump’ın Çin ziyareti ve küresel güç savaşının perde arkası

16 0
18.05.2026

Dünya, jeopolitik fay hatlarının derinden sarsıldığı, ittifakların yeniden tanımlandığı tarihi bir kırılma döneminden geçiyor. 

Uzun süredir "petro-dolar" sistemi üzerinden küresel finansı ve dolayısıyla devletlerin egemenlik alanlarını kontrol eden ABD, bugün kendi kurduğu oyunun sınırlarına dayanmış durumda. 

Trump'ın büyük iddialarla planlanan ancak değişen savaş dengeleri sebebiyle ertelenerek nihayetinde gerçekleşen Çin ziyareti, sadece diplomatik bir temas değil; Washington'ın küresel hegemonyasını kurtarma çabasının ve Asya'nın yükselen gücü karşısındaki sıkışmışlığının somut bir göstergesidir.

Bu ziyaretin ve arkasındaki askeri-ekonomik hamlelerin doğru okunması, dünyanın nereye evrildiğini anlamak adına hayati bir önem taşıyor. 

Çünkü sahnelenen oyun, iddia edildiği gibi sadece sınır çatışmalarından ya da enerji kaynaklarına ulaşma arzusundan ibaret değil; doğrudan küresel finansal düzenin liderliği mücadelesidir.

Mesele petrol değil dolar

Yıllardır süregelen ana akım liberal tezler, ABD'nin Orta Doğu ve Güney Amerika'daki operasyonlarını hep "petrol ihtiyacı" ve "enerji kaynaklarını ele geçirme" motivasyonuyla açıkladı. 

Oysa bu argüman günümüz gerçekliği karşısında tamamen havada kalmaktadır. Bugün ABD, dünya petrol üretiminin yaklaşık yüzde 20'sini tek başına gerçekleştiren, kendi ihtiyacını fazlasıyla karşılayan ve hatta net ihracatçı konumunda olan bir enerji devidir. 

Dolayısıyla Washington'ın Venezuela'yı hedef alması ya da İran'a yönelik amansız yaptırımları ve askeri operasyonları bir "kaynak kıtlığı" refleksi değildir.

Asıl mesele, 1944 Bretton Woods Anlaşması ve ardından 1970'lerde petrol ticaretinin tamamen dolara endekslenmesiyle kurulan petro-dolar sisteminin korunmasıdır. 

Dünyadaki küresel hegemonya, tanklardan ve tüfeklerden önce basılan yeşil banknotların diğer ülkeler tarafından bir zorunluluk olarak kabul edilmesine dayanıyordu. Ancak bu sistem ağır bir darbe aldı. 

Venezuela ve İran gibi devasa enerji üreticileri, Çin ile yaptıkları ticarette petrolü dolar yerine milli paralar (özellikle Yuan) cinsinden satmaya başladılar. 

Doların devre dışı bırakılması, ABD'nin dünya üzerindeki haraç sistemine vurulmuş en büyük darbeydi.

........

© Yeni Mesaj