Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi

Suriye'de tek problem Esad'mış gibi anlatıldı, Esad gidince her şey yoluna girecekti, toprak bütünlüğü sağlanacaktı, demokratik bir Suriye olacaktı ve daha niceleri...

Peki, bunlar oldu mu, yoksa Suriye'de, "Gelen gideni aratır" sözü mü yaşanıyor?

Daha şimdiden 5 parçalı Suriye haritaları servis edilir oldu.

Malum, Suriye'nin Şam'dan sonra en önemli şehri olan Halep'te, Şam yönetimiyle SDG arasında bir paylaşım mücadelesi yaşandı.

Halep merkezdeki Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahalleleri yaşanan çatışmalar sebebiyle tam bir harabeye döndü, kan döküldü. Sonuçta Şam ordusu SDG'ye mühlet vermişti ve ardından SDG'li unsurlar buralardan çıkartıldı.

Peki, nereye dönmeleri istendi? Fırat'ın doğusuna.

Halep'te yaşanan çatışmalar, SDG'li unsurların Fırat'ın doğusuna gitmesinin istenmesi esasen bundan sonra asla bir toprak ve millet bütünlüğünün olmayacağının ispatı niteliğinde.

Halep'te çatışmalar şimdilik bitti ama bu gerilim, diğer bütün bölgelerde de gerilimlerin temelini attı.

SDG, İHA ile saldırı düzenlerken, Şam ordusu, SDG'nin kontrolünde bulunan ve Şam yönetimi tarafından "askeri bölge" ilan edilen Halep'in Deyr Hafir hattına askeri yığınak yapmaya başladı.

Halep'in doğusundaki Tişrin Barajı yakınlarında da çatışmalar yaşanmaya başladı.

İsrail kaynaklarının son günlerde servis ettiği 5 parçalı Suriye haritası, Suriye için ne tür hedeflerin olduğunu açıkça gösteriyor. Bu harita doğrudur ya da dezenformasyondur, bunu şu an için net olarak ifade edemeyiz ama bu tür bir parçalama senaryosunun olduğu, BOP haritasında, ya da daha önce yayımlanan haritalarda zaten belliydi.

Geçtiğimiz........

© Yeni Mesaj