Dolar imparatorluğundan “milli paralar” eksenli çok kutupluluğa
Gözlerimizin önünde, yüzyıllardır dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda manipüle eden, küreselleşmeyi ve kapitalist sistemi emeği, üretimi ve alın terini sömürmek üzerine kurgulayan küresel düzenin son perdeleri oynanıyor.
Özellikle Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ABD'nin başını çektiği, Batı bloğunun da arkasına dizildiği "tek kutuplu dünya" illüzyonu artık miadını doldurdu.
Bugün uluslararası hukukun irtifa kaybettiği, güvenlik paradigmalarının kökten değiştiği ve yeni güvenlik mimarilerine ihtiyaç duyulduğu dinamik ve bir o kadar da hassas bir geçiş dönemindeyiz.
Dünya, sayısı bir elin parmaklarını geçmeyen büyük güçlerin dizayn ettiği statik bir yapıdan; çok kutuplu, çok aktörlü ve yeni dengelerin kurulduğu bir evreye hızla ilerliyor.
Milli paralarla ticaret kağıttan imparatorluğun sonunu getirdi
1990'lı yıllarda Batı tarafından sadece "ucuz emek gücü" ve bir fason üretim merkezi olarak konumlandırılan Çin, bu dayatmayı zamanla kendi lehine bir sıçrama tahtasına dönüştürdü.
Fasonculuktan kurtularak kendi küresel markalarını ve üretim gücünü inşa eden Çin, bugün Batı'nın en büyük hegemonik kabusuna dönüşmüş durumda.
Diğer taraftan, 2000'li yılların başından itibaren Vladimir Putin liderliğinde yeni bir çıkış yolu arayan Rusya, kapitalizmin ve Amerika'nın "kağıttan imparatorluğunun" finansal tuzaklarına karşı uzun süre bir argüman üretememişti.
Ancak 2005 yılında İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi, bu tıkanıklığı açan tarihi bir dönüm noktası oldu.
........
