BOP kıskacında Türkiye ve bölgesel direnç hattı |
Yüzyıllar boyunca küresel güç odaklarının satranç tahtası haline getirilen Ortadoğu, bugün tarihin en kritik eşiklerinden birinden geçiyor.
"Demokrasi", "özgürlük" ve "rejim değişikliği" gibi parlatılmış kavramların arkasına gizlenen işgal ajandaları, artık gizli birer plan olmaktan çıkıp açık birer devlet politikası haline gelmiş durumda.
ABD eski Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice'ın yıllar önce telaffuz ettiği "22 İslam ülkesinin sınırlarının ve rejimlerinin değiştirilmesi" hedefi, sadece bir dış politika vizyonu değil; kadim bir coğrafyanın hafızasını, birliğini ve geleceğini parçalama operasyonudur.
İşgalin 'yumuşak' maskesi
ABD'nin ve müttefiklerinin bölgedeki varlığı, tarihsel süreçte hiçbir zaman vaat edilen huzuru getirmemiştir. Aksine, ayak bastıkları her toprak parçasında etnik ve mezhepsel çatışmaları körükleyen, ardında "fitne" ve "kan" bırakan bir mekanizma işletilmiştir.
Afganistan'dan Irak'a, Libya'dan Suriye'ye kadar uzanan bu yıkım hattı, "rejim değişikliği" ifadesinin aslında bir ülkenin kurumlarını çökertmek, halkını esaret altına almak ve doğal kaynaklarına el koymak anlamına geldiğini kanıtlamıştır.
Eski sömürgeci güçlerin giderken bıraktığı fitne tohumları, günümüzde modern yöntemlerle ve daha büyük bir şiddet sarmalıyla yeniden ekilmektedir. Bu planın nihai hedefi ise parçalanmış, birbirine düşman edilmiş küçük uydu devletçikler........