We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Şener Konukseven: Kerbela’da İmam Hasan yadigârının şehadeti

12 4 1
10.08.2022

Abdullah, İmam Hasan'dan emanet kalmıştı İmam Hüseyin'e (a.s).

Daha çok küçüktü, o kadar ki kadınların içinde duruyordu.

Yüreği patlayacak gibiydi… Amcasının artık hiç bir yardımcısı kalmamıştı çünkü!

Amcaoğlu Ali Ekber, kendi abisi olan Kasım ve diğerleri birer birer meydana gitmiş, cansız bedenleri pare pare ve kanlar içinde çadırlara geri gelmişti.

Ama onlar büyüktüler.

En genç olanları Kasım idi. Kasım çok gençti, asker elbiseleri üzerine oturmuyordu, hatta beline taktığı kılıç bile eğri duruyordu. Ama olsun o da erkekler arasında yerini almış ve İslam uğrunda şehadet şerefine nail olmuştu.

Abdullah, kendi kendine düşünüyordu: "Acaba amcama gidip savaş meydanına çıkmak için izin istesem verir mi?" Kasım'a bile zor izin vermişti. Hatta git savaş bile dememiş ancak mani de olmamıştı. Belki kendisine de izin verirdi, kim bilir?

Amcası artık yapayalnızdı. En son askeri de şehit olmuş ve hiç bir yaveri kalmamıştı. Öyle ki, altı aylık bebek Ali Asgar bile İmam'ın eli üzerinde oklanmış ve o dahi şehit olmuştu.

Abdullah artık kendine engel olamıyordu. Kanı damarlarında durmuyordu. Yüreği göğsünü delecekti sanki her an…

İmam Hüseyin'in (a.s) atına binip meydana gitmesini seyrediyordu çadırların olduğu yerden. Belli ki onun da savaş meydanına gitmek isteyeceğini tahmin edenler vardı. Kadınlardan bazıları onca feryat figan içinde bile Abdullah'a göz kulak oluyorlardı. Kim bilir, belki de amcası özellikle Abdullah'a dikkat edin! Savaş meydanına yaklaşmak isteyebilir, diye tembihlemiş olabilirdi.

İmam Hüseyin meydana çıktıktan bir süre sonra geri döndü. Mübarek başından kanlar akıyordu. Abdullah bu manzarayı görünce iyice........

© Yeni Mesaj


Get it on Google Play