ATİLA GÖLCÜK - İmam Ali (a.s.)'ın ilmi

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

İlim diye adlandırılan soyut kavram ikiye ayrılır. Birincisi Kesbi ilimler, ikincisi Vehbi ilimler. Her iki ilme sahip kişilere de alim denir.

Kesbi İlimler: İnsanların bir üstad, bir öğretmen, bir bilge kişinin tedrisatından geçerek elde etmiş olduğu bilgiye denir. Kesbi olarak o ilmi elde eden kişi, eğer kişisel gayreti olmazsa elde edeceği ilim en fazla üstadının sahip olduğu bilgi kadar olur.

Vehbi İlimler: İkinci olarak addettiğimiz bu bilgi ve ilim ise İmam Cafer Sadık'ın (a.s.) tabiriyle şöyledir: "İlim bir nurdur, Allah dilediği kulunun kalbine ilka eder." Vehbi ilme sahip kimseler olarak Allah'ın seçtiği peygamberler ve imamlar sayılabilir. Zira onların hiçbir üstadı olmadığı halde hemen her konuda görüş beyan etmeleri ve insanlara yol göstermeleri buna delil olabilir. İmam Ali (a.s.) öyle bir ilme sahiptir ki bugün dahi hutbe ve kısa veciz sözlerinden oluşan Gurerü'l-Hikem ve Nehcü'l-Belaga kitaplarında bunu açıkça görmekteyiz.

İlim şehri ve kapısı

İmam Ali (a.s.) tüm ilimlere vakıftı. Onun hakkında Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

"Ena........

© Yeni Mesaj