Atatürk, etnik kimlik gözetmeden 86 milyonun namus ve onurunu kurtardı

Bu kadim topraklar, yüzyıllar boyunca farklı kimliklerin yoğrulduğu büyük bir mozaiktir. Türk'ü vardır, Kürt'ü vardır; Laz'ı, Çerkez'i, Arap'ı vardır. Alevî'si vardır, Sünnî'si vardır. Ancak bütün bu farklılıkların üzerinde, hepsini kuşatan bir gerçek vardır: Bu milletin tamamının namusu, şerefi ve haysiyeti Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurtarılmıştır.

Atatürk, Kurtuluş Savaşı'nı verirken kimsenin etnik kökenine, mezhebine, meşrebine bakmadı. O, işgal altındaki bir vatan gördü; onuru çiğnenmiş bir millet gördü. Ve bu milleti, ayrıştırarak değil birleştirerek ayağa kaldırdı. Cephede omuz omuza çarpışanlar "hangi etnik kökendensin?" diye sorulmadı. Sorulan tek soru şuydu: "Vatan için var mısın?"

Bugün ısrarla unutturulmak istenen hakikat işte budur.

Atatürk'ün "Türk milleti" tanımı bir ırk tanımı değildir. Bu tanım, ortak kader, ortak vatan ve ortak gelecek tanımıdır. Haydar Baş'ın sıkça vurguladığı gibi, bu millet anlayışı birleştiricidir;........

© Yeni Mesaj