Lucerne'de konuşulmayan gerçek

Lucerne'de yapılan ABD-İran görüşmeleri dışarıdan bakıldığında oldukça sert başladı. Trump'ın açıklamaları, İran heyetine yönelik çıkışlar, Lübnan üzerinden yükselen gerilim ve karşılıklı suçlamalar gündemin ilk sırasına yerleşti. Haber akışı, alışıldık şekilde kriz ve tansiyon üzerinden ilerledi.

 

Fakat bu görüntünün arkasında çoğu kişinin fark etmediği daha sessiz bir gerçek vardı. Uluslararası basında yer alan bilgilere göre, ilk tur görüşmeler yaklaşık 80 dakika sürdü ve bu süre içinde nükleer program hiç gündeme gelmedi.

 

Bu cümle, ilk bakışta sıradan bir diplomatik detay gibi okunabilir. Ancak ABD ile İran ilişkilerinin son yirmi yılı düşünüldüğünde, aslında olağan dışı bir durumla karşı karşıyayız.

 

Çünkü bu iki ülke ne zaman aynı masaya otursa, konuşmanın merkezinde nükleer dosya olurdu. Yaptırımların gerekçesi, krizlerin başlangıç noktası ve müzakerelerin tıkandığı ana başlık hep buydu. Bu nedenle Lucerne'de ilk 80 dakikada bu konunun hiç açılmamış olması, basit bir tercih değildir.

 

Bu durum, diplomatik açıdan iki önemli ihtimali gündeme getiriyor.

 

Birincisi, taraflar en hassas konuya geçmeden önce başka meselelerde bir zemin arıyor olabilir. İkincisi ise henüz o zemine........

© Yeni Mesaj