Gerilimin kalıcı olduğu dönem başladı mı?
Son haftalarda dünya haberleri üst üste geliyor: Suriye'de askerî hareketlilik, İran sokaklarında öfke, ABD'den sert açıklamalar, Rusya'ya yönelik yaptırımlar ve Tüm bu gelişmeler, birbirinden bağımsız gibi görünse de gerçekte kalıcı bir gerginliğin işaretleri.
Suriye ordusu, YPG kontrolündeki bölgelerde sınırlı operasyonlar yaptı. Bu hamleler geniş çaplı bir savaş değil; belirli hedeflere yönelmiş, süre ve alanı sınırlı müdahaleler. Şam yönetimi, yıllar süren iç savaşın ardından kuzeydeki fiili yapıları sınırlamak ve merkezi otoritesini göstermek istiyor. Bu adımlar sadece YPG'ye değil, bu müdahaleler, aynı zamanda yerel halk üzerinde de gözle görülür etkiler yaratıyor: Sınır bölgelerinde güvenlik önlemleri artırılıyor, köy ve kasabalarda hareketlilik artıyor. İnsanlar günlük yaşamlarında sık sık kontrol noktaları ve askeri devriyelerle karşılaşıyor.
İran'da durum sokakta kendini gösteriyor. Son protestolar, Tahran, Şiraz ve Meşhed gibi büyük şehirlerde yayıldı. Gösterilerin arkasında hayat pahalılığı, işsizlik, genç nüfusun gelecek kaygısı ve yaptırımların günlük hayata etkisi bulunuyor. ABD'nin sert açıklamaları ve tehditleri bu baskıyı artırıyor. Sokaktaki öfke ile dış baskı birbirini besleyen bir döngü oluşturuyor. Marketlerde fiyat artışları ve temel ihtiyaç malzemelerinin kıtlığı, halkın hayatında somut olarak hissediliyor.
ABD, İran'a doğrudan çatışmadan kaçınarak........
