Avrupa'nın sesi, Avrupa'nın gücü: Berlin–Paris arasında yeni bir okuma

Avrupa Birliği'nde liderlik tartışmaları çoğu zaman kişilere indirgenir; oysa asıl mesele, ülkelerin hangi alanlarda ne tür kapasitelere sahip oldukları ve bu kapasiteleri nasıl konumlandırdıklarıyla ilgilidir.

Bugün Emmanuel Macron'un Avrupa'daki etkisinin azaldığı, bu boşluğun Almanya Şansölyesi Friedrich Merz tarafından doldurulduğu yönünde bir algı giderek güçleniyor. Ancak bu tabloyu yalnızca güncel siyasi rüzgarlar üzerinden okumak, Avrupa'nın daha derin ve uzun vadeli güç mimarisini gözden kaçırmaya yol açabilir.

Macron'un Avrupa sahnesindeki görece geri planda duruşu, büyük ölçüde Fransa'daki iç siyasi dengelerle bağlantılı. Reform süreçlerinin yarattığı toplumsal tartışmalar ve parlamentodaki hassas aritmetik, Elysee Sarayı'nın hareket alanını daraltıyor. Bu durum, Fransa'nın kurumsal ağırlığını ortadan kaldırmasa da cumhurbaşkanının Avrupa düzeyindeki görünürlüğünü sınırlıyor. Avrupa siyasetinde algının, çoğu zaman somut yetkiler kadar belirleyici olduğu düşünüldüğünde, bu geri çekilme hali dikkat çekiyor.

Bu atmosferde Almanya, özellikle Friedrich Merz liderliğinde, daha net bir rol tanımı yapma eğiliminde. Ukrayna savaşıyla birlikte Berlin'in üstlendiği sorumluluklar, Almanya'yı Avrupa güvenlik tartışmalarının merkezine taşıdı. Askeri destek, mali katkılar ve diplomatik girişimler, Almanya'nın Avrupa içinde daha........

© Yeni Mesaj