Sokağın sahibi kim: Korkunun gölgesinde yaşamak |
Doğanın kadim bir terazisi vardı; sessizce işleyen, kendi içinde tutarlı ve sarsılmaz. İnsan, o terazinin kefeleriyle oynamaya başladığında bunun bedelini sadece doğa kirliliğiyle ödeyeceğini sandı. Oysa bugün geldiğimiz nokta, çok daha derin bir toplumsal kırılmanın eşiğidir. Artık sadece doğa değil, şehirlerin asıl can damarı olan sokaklar da güvenli ritmini kaybetti. Bugün sokağa çıkmak, birçokları için huzurlu bir yürüyüş değil, her köşe başında pusuya yatmış bir "belirsizlik" ile yüzleşmektir.
Sabahın alacasında rızkının peşine düşen bir emekçinin adımlarındaki o gizli tedirginlik, okul yolundaki bir çocuğun her köşe başında yavaşlayan ürkekliği ya da akşamüstü bir mahalle parkında nefes almak isteyen bir yaşlının bozulmuş huzuru… Bunlar basit huzursuzluklar değil; bir kentin sakinlerine vaat ettiği en temel mukavele olan "güven duygusunun" iflasıdır. Sokak, toplumsal düzenin en berrak aynasıdır; ancak bugün o aynada gördüğümüz tek şey, kontrolsüzce büyüyen bir güvenlik zafiyetidir.
Son yıllarda bu........