menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Metrobüsten tramvaya dönüş

13 4
yesterday

2007 yılında İstanbul'un büyüyen ulaşım krizine çare olsun diye hayata geçirilen metrobüs sistemi, bir tercih değil, bir mecburiyetin ürünüydü.

Metro gibi işlemesi hedeflenen, ancak otobüslerle yürütülen bu sistem, kısa vadede kente nefes aldırdı.

Kimse bunu inkar etmiyor. Güzergah genişledi, duraklar artırıldı, araç sayıları çoğaltıldı.

O gün için doğru gibi görünen bu çözüm, zamanla kalıcılaştı.

Ve geçici olan her şey gibi, yük olmaya başladı.

Bugün metrobüs artık hızla, konforla ya da verimlilikle anılmıyor.

Gündeme geliş biçimi hep aynı, kazalar, yangınlar, arızalar, yolda kalan araçlar.

İstanbul'un en işlek hattı, kentin en kırılgan damarına dönüşmüş durumda.

Bu sistem, artık İstanbul'u taşımıyor, İstanbul'u yoran, geren, sağlığını tehdit eden bir yapıya evrilmiş durumda.

Bu yazı bir muhalefet metni, bir teknik rapor değil.

Her gün bu hattı kullanan bir yurttaşın vicdanından süzülen bir itirazdır.

Günde dört, beş kez metrobüse binen bir insanın, aynı duraklarda, aynı kalabalığın içinde yaşadığı tekrar eden bir hayatın kaydıdır.

Şehir yöneticileri elbette sayısız şikayet alıyordur.

Ama bazı gerçekler vardır ki, dosyalara değil, insan yüzlerine bakılarak anlaşılır.

Bugün en uzak mesafe için ödenen 54 lira, bir ulaşım bedeli olmaktan çıkmıştır.

Bu rakam, sabahın erken saatlerinde evinden çıkan........

© Yeni Mesaj