We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kendi saadetini başkalarının felaketi üzerine bina edenler ey!

11 3 9
01.07.2022

Kırk yıllık İcmal Dergisinin Haziran 2022 sayısında yayınlanan yazımız:

Kurduğunuz bu binanın çürük, pamuk ipliğinden daha zayıf ve âdeta çer-çöp üzerine kurulduğunu ne zaman fark edeceksiniz?

Başkaları ağlarken, üstelik bu ağlamaların sebebi siz iken, gülmek ne demek?

Ağlattığınız kitlelerin karşısına geçip gülmeniz insan onuruna, insan haysiyetine yakışır mı?

Başkalarının sürekli zararı üzerine kurduğunuz kazanç tezgâhları ve elde ettiğiniz kârlar, her iki dünyada da hüsrandan başka bir şey midir?

Kurduğunuzu zannettiğiniz saadet binasının, korkunç bir uçurumun başına kurulan ve her an yıkılıp yuvarlanma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan bir ev, bir bina mesabesinde olduğunu, tarihteki örneklerden öğrenmediniz mi?

"Peki, binasını Allah'a saygı ve Allah rızası üzerine kuran mı daha güvendedir, yoksa binasını sel artıklarının ucundaki yarın kenarına kurup da onunla birlikte cehenneme yuvarlanan mı? Allah, zâlimler topluluğuna kılavuzluk etmez."(Tevbe:109)

Başkalarını bir derde düşürdüğünüzde kendinizin bin bir türlü derde düşeceğinizden haberdar değil misiniz?

Başkalarının huzurundan, mutluluğundan, hissesinden ve sofrasından çalanlar, kendileri ve gelecekleri için tehlike çanlarının çalmasını başlatmış olmuyorlar mı?

Başkalarının hayatında, başkalarının sinesinde bir yara açtığınızda, kendi hayatınızda, kendi sinenizde bin bir çeşit yaranın açılacağını tarih kitapları ve kutsal metinler söylemiyor mu size?

Bu dünya sahnesinde, insanlık pazarında, dertlerin, ıstırapların, çile ve meşakkatlerin paylaşılması esas iken, başkalarına yeni dertler, yeni ıstıraplar ve yeni yeni çile kapıları açmak, bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de elindeki, evindeki lokmasına saldırmak nasıl bir yuvarlanıştır, nasıl bir düşüştür ve insanlık ailesinden nasıl bir kopuştur?

Dertlerini paylaşma, sen tut lokmasını paylaş.

Sıkıntılarını paylaşma, sen kalk sofrasındaki zeytinini paylaş.

Sırtındaki borç yükünden dolayı inim inim inlemekte olan insanın yükünü, biraz olsun hafifletmek varken sen tut, borç üstüne borç, kambur üstüne kambur yükle.

Problemlerine çözüm olma, çözüm bulma, ama sen tut başkalarının başına çorap örmede en ön safta yer al.

........

© Yeni Mesaj


Get it on Google Play