Kurbanın ruhu ve unutulan bayramlar |
Kurban Bayramı, asırlardır milletimizin sadece dini bir vecibesi değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kardeşliğin ve gönül kazanmanın en güzel vesilelerinden biri olmuştur. Eskiden imkânı olan olmayan herkes, evinde bayram havası yaşansın, çocukları mahzun kalmasın diye büyük gayret gösterirdi.
Mahalle kültürünün hâkim olduğu yıllarda, bayramdan günler önce çocuklar kurbanlık koçları sokaklarda gezdirir, heyecanla bayramı beklerlerdi. "Bizim kurbanımız ne zaman gelecek?" diye soran çocuklarının boynunu bükük görmek istemeyen nice aileler, kendilerine kurban vacip olmasa bile borç harç bir kurban kesmeye çalışırdı. Çünkü o dönemlerde kurban kesememek, insanın gönlünde bir mahcubiyet vesilesi olurdu.
Bayram sabahı evlerden yükselen mangal kokuları arasında, kendi çocuklarının mahzun kalmasını istemeyen anne babalar, tüm imkânsızlıklara rağmen kurban ibadetini yerine getirmeye gayret ederdi. Yine de kurban kesemeyen aileler vardı. İşte bu noktada toplumun vicdanı devreye girerdi. Memleketimizin birçok yerinde insanlar geçmişlerinin ruhu için kestikleri kurbanlarını bayramdan bir gün önce keser, etlerini ihtiyaç sahiplerine ulaştırırdı. Böylece fakir aileler de bayram günü komşularıyla aynı anda sofraya oturur, aynı sevinci yaşardı.
........