BOP genişliyor mu?
Mevzuya içeriden başlayıp genele doğru gidelim.
Bir ara Milli Eğitim Bakanı din, iman, cihan söylemeleriyle gündeme geldi. Okullarda yaşadığımız ve devam eden vahim olaylar neticesinde geri çekildi.
Şimdi İçişleri Bakanımız din, iman, cihan söylemleri ile gündemde. Sayın Bakan, Kudüs'e vali olmak istiyormuş.
Ardından da: 'Filistin'e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar elbette çıkacaktır' dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Arz-ı Mevud hezeyanının nihai hedefinin ne olduğunun gayet iyi farkındayız. Allah'ın izniyle buna asla müsaade etmeyeceğiz' dedi.
Kafama takılanlar
Arz-ı Mevut hezeyanı bugün, dün veya 10 yıl önce ortaya çıkmadı. 2600 yıllık bir hezeyan bu ve bunun gerçekleştirmek için başlatılan projenin adı Büyük Ortadoğu Projesi.
Hezeyana gelirsek! 'İsrail devletinin yaşama hakkını kimsenin tehdit etmesine Türkiye razı olmayacaktır' dedikleri günde bu hezeyan vardı.
Yahudi üstün hizmet madalyası verildiğinde de bu hezeyan vardı.
'İsrail'e ihtiyacımız var, kabul etmemiz lazım' denildiğinde de bu hezeyan vardı.
300 milyon dolarlık ticaret hacmi 9 milyar dolarlara çıkarıldığında da bu hezeyan vardı.
Dünya çapındaki Haham başlarını, Saray'da ağırlayıp, dualarını (!) alıp, 'İsrail ile yeniden dost olmak istiyoruz' denildiğinde de bu hezeyan vardı.
İncirli faaliyette, Kürecik aktif, Azerbaycan petrolü ülkemizden İsrail'e akmaya devam ediyor. Damat, İsrail'e silah satan küresel şirketlere ortak oluyor. İran yalnız bırakıldı. Hizbullah yalnız bırakıldı. Yemen yalnız bırakıldı.
Hangi hassasiyet?
Gerçekten tek parti iktidarının, Filistin hassasiyetini çok merak ediyorum. Neresine, nasıl bir hassasiyet gösteriyorlar?
Bu kadar hassas iseniz........
