Bizden İslam’ı, imanı saklamışlar |
Yaşadığımız gerçekler gösteriyor ki, insanımıza ve tüm Müslümanlara İslam değil de birilerinin dizayn ettiği veya anladığı inanç, 'İslam' diye anlatılmış. İslam tarihi de örtbas edilmiş.
Bunun son örneğini İran savaşında gördük. Ülkemizde ve diğer İslam ülkelerinde, 'Sünni' adı ile anılan isimler, İran için 'onlar zaten Şii, onlar Müslüman değil' gibi nice fitnelerle açıkça ABD ve İsrail'e asker oldular.
Şu bir gerçek ki özellikle Emeviler ve Abbasiler, kendi saltanatlarının devamı için İslam dinini sınırlamaya çalıştılar. Ehl-i Beyt'e, Hak İmamlara yapılan zulüm ortada.
Bu dönem ve sonrasında ise başta İngiliz Sömürge Bakanlığı, Vatikan ve Yahudi bilginler, kendi gömleklerini çıkarıp, İslam gömleği giyerek inanç, itikat, amel ve maslahat konularında fitnelerini yaymaya başladılar.
Bu amaçları için hem siyaseti, hem tarikatları, hem de cemaatleri kullandılar. Yeri geldi kendi tarikatlarını, cemaatlerini hatta mezheplerini oluşturdular ve adını, İslam koydular.
Bu çalışmalarını hem Şii hem de Sünni dünyasında gerçekleştirdiler.
Şu bir gerçektir ki, tarih boyu Sünni dünyada ne kadar batıl, azgın, alçak, sapık, kindar bir güruh varsa Şii dünyasında da, o kadar var.
Zaten Müslümanların kardeş olamamalarının, bir bilek bir yürek olamamalarının, birbirlerine kılıç kaldırmalarının, Haçlı-Siyonist zihniyete uşak olmalarının temelinde, her iki tarafta sayıları az ama etkisi çok olan bu 'dinsiz, dindar' görünümlü münafıklar, misyonerler var.
Bu zihniyetler, İslam tarihini törpüledi ama Kuran ve Ehl-i Beyt hakikatine bırak dokunmayı, yanaşamadılar bile.
Ben, Sünni bir insanım. Atadan, dededen öyle gördük. Okullarda öyle öğrendik. Ama okullarda öğretilmeyenleri de biz, Haydar Hocamızdan öğrendik.
Sonra tarihe baktık, hem de Sünni tarihine! Bizim mezhep imamlarımızın tamamı Ehl-i Beyt........