Ramazan-ı Şerif |
Mübarek günler ve ay devam ediyor. Ramazan arifesi derken bayramın arifesine ramak kaldı. Rabbim ibadet ve taatlarınızı kabul buyursun. Recep, Şaban, Ramazan derken inşaallah bugündür Kadir Gecesine de geldik. Yılın müjdesi Ramazan ayı, onun müjdecisi de Kadir Gecesi. Rabbimin 1000 aydan daha hayırlı kıldığı mübarek bir gece. Allah (c.c) idrakinde olanlardan ve geceyi ihya edenlerden eylesin. Rab için tutulan oruç ise, mükâfatının Allah tarafından verileceği bir ibadet. Elhamdülillah.
Bardağın dolu tarafından baktığımızda manevi bir atmosfer, camilerimiz Ramazan öncesi aylara ve günlere göre daha dolu. Ezanlar, salâ’lar arşa yükseliyor. Trafikte dahi bir tatlı, bir öfkeli, ter, tiryakilik kokan akış var. Belli ki bazıları mübarek orucu kendine tuttururken nefsine hükmedemiyor. Hal ve hareketleri kendinden bağımsız oluyor.
Cemaat sayıları eskilere göre çok uzak olsa da vakit namazlarında ve özellikle yatsı namazı ve teravihlerde bir yoğunluk biraz var.
Bardağı daha da doldurabilmek adına bardağın boş tarafına bakmak durumundayız. Bazı durumlar gibi bu dini konularda da bir kısım eksikliklerimiz var mı acaba. Eskilere bir göz atarsak memleket imkanları kısıtlı iken bazen aylarca, hatta yıllarca camilere dahi din görevlisinin atanamadığını biliriz. Şimdilerde imam açığı olmadığı gibi bazı camilere müezzin kadrosu almak için uğraşıyoruz.
Efendim bugün Diyanet teşkilatında 80 binin üzerinde imam görev yapıyor. İdari personeli de ilave ettiğimiz de diyanetin kadrosu ve çalışan elemanı 140 bin’in üzerinde. Kadrolar tamam ancak cemaat sayılarında gözle görülür bir düşme var. İsim vermeyelim. Kadrolu 1 imam ve 1 müezzinin görev yaptığı bir camide, hem de sitelerin yoğun olduğu bir camide diğer günler 20, cuma geceleri de 30 cemaat namaz kılıyor! Diyanet teşkilatımız önceleri ulu ve büyük camilerin yapımını teşvik ederdi. “Şehirleriniz gösterişli, camileriniz sade olsun” hadisi şerifi mucibince yeni bir stratejiye döndüler. Nasıl mı? Cemaatin çabuk erişebileceği daha küçük ölçekli mahalle camileri. Doğru olanda buydu.
Konya’mızın en büyük cemaat kapasiteli (7000 kişilik) Büsan Camisi var. Sanayi sahalarına Cuma’yı da düşünerek büyük camiler yapılabilir. Ancak mahalle aralarına 200-300 kişilik daha küçük ölçekli camilerin yapımına ihtiyaç var. Bir ara hatırlarım Saraçoğlu Mahallesi, Saraçoğlu Caddesine devasa bir cami yapıldı, tamamlandı da. Alan olarak çok geniş bir coğrafyaya yayılan bu mahallede camiye erişim araçsız mümkün değil. Hâlbuki imamlarımız camilere giderken atılan her adım için sevap verildiğini ifade ederler.
Diyanet teşkilatımız ve bağlı kuruluşları mesela Din İşleri Yüksek Kurulu ve diğer birimler camilerdeki cemaat düşüşü ve İslâm dininin daha da sevdirilmesi için adım atmalılar. 140 bin personeli olan bir kurum istesin dağları devirir.
Akıl vermek haşa haddimiz değil ancak tekke ibadeti ile yoğun iş ibadetinin kurallarını yeniden belirlemek lâzım. Yine Rasulullah’ın bir hadisinden yola çıkarak “Kolaylaştırınız güçleştirmeyiniz, müjdeleyiniz nefret ettirmeyiniz” düsturundan hareket etsek çok şey değişiyor. Buna fetva konuları da dahil. Fıkıh ve diğer konularla ilgili fetva veren vaaz eden çok fazla. Oynadığımızdan veya oynayacağımızdan değil Borsa, hisse senedi gibi konular üzerine de vaaz eden fetva veren yok!
İnsanların, cemaatlerin ibadet ve taatlarını kolaylaştırıcı bazı adımların atılması lâzım. Allah kabul etsin yıllarca Cuma namazını 16 rekat kıldık. Şimdilerde 10 rekata düşürdük. İleride kaç rekata düşebileceğini kestiremiyoruz. Bazı din adamlarına merakımızdan soruyoruz Cumanın farzı 2 rekat diyorlar.
Bir kardeşimiz bir ifadede bulundu. Kabe-i muazzamada teravih namazlarıda 10 rekata düşürülmüş diye. Bu ifadelerimizden sünneti seniye’ye karşı olduğumun çıkarılmasın lütfen.
Bir kez daha vurgulayalım. Bizim istediğimiz cemaatin çoğaltılması ve İslâmın dahada yücelmesi için 140 bin personeli olan Diyanet Teşkilatı önlem almalı, yeni uygulamaları hayata geçirmeli.
Kadir Geceniz mübarek olsun. Ramazanın hayırlı olsun. Hayırlısı ile Bayramımızada erişenlerden olalım.
İnşaallah