Ey zalim, acımasız, eli kanlı, katil düşman; Masum ve mazlum, devletsiz ve ordusuz, silahsız ve korumasız bir halka ait bir şehri, o kentteki tüm hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri; yaşlı genç, kadın, çocuk, bebek demeden bütün sivil halkı; kedi, köpek, kanarya, güvercin, ekin tarla… Ayırt etmeden, nefes alan tüm canlıları bombaladın, parçaladın, yaktın, yıktın. Bu şenaetlerine hala devam ediyorsun.
Zerre miktarı vicdanı olan insanlar bu acıya, bu eleme, bu manzaraya, bu hicrana, bu inleyen, ağlayan, yaralı gönüllere duyarsız kalamaz kalmamalı. Ama kalıyor neden? Çünkü üç yüz yıla yakındır ‘kahpe feleğin’ hâkim olduğu bu dünyada, insanların çoğuna hak, batıl, batıl hak; yalan, gerçek, hakikat yalan; doğru yanlış, yanlış doğru; iyi kötü, kötü iyi; güzel çirkin, çirkin güzel… Gösteriliyor. Bu karanlık, bu aldatıcı, bu yanlış tablo son yüzyıldır iyice koyulaştı. Dünya sistemi,(her zaman olduğu gibi) bu asırda da uluslararası finansı (parayı), bilimi, iletişimi, ulaşımı, teknolojiyi, ekonomiyi… Kısaca gücü ellerinde bulunduranların uhdesinde. Suyun başını tutan bu el sahiplerinin inançları, kültürleri, gelenekleri de bu tür acımasızlıklara cevaz veriyor. Yahudiliği ve Yahudileri; onlara koşulsuz destek veren batılı (ABD+AVRUPA) devletleri yakından tanımadıkça, onların tarihlerini, halklarının inançlarını, hayat felsefelerini, dünya görüşlerini; dünyaya ve kendi dışında kalan “ötekine” bakış açılarını öğrenmedikçe, öğrenip tedbir almadıkça tarihte sıkça yaşadığımız bu elem verici, can yakıcı sahneleri görmeye, yaşamaya devam edeceğiz. En yakında yaşadığımız I. ve II. Dünya savaşlarında yaşananlara (sivil, asker fark etmez ölen insanlara (50 milyondan fazla), bombalanan şehirlere, yıkılan, yakılan ülkelere) bakıversek her şey gün gibi aydınlanacak.
BATIL HAK, YALAN GERÇEK GİBİ GÖSTERİLDİKÇE…
Haçlı seferlerini, Endülüs’ün kaybını, Balkan Bozgunlarını, Girit Faciasını, Haçlılar tarafından gerçekleştirilen Kudüs’ün işgalini, I. Dünya Savaşında kaybettiğimiz çok büyük toprak kayıplarını, bu kayıplardan sonra düşmanın bu topraklarda yaşayan halka ve esir ettikleri askerlerimize yaptıkları akıl almaz, vicdana sığmaz şenaetleri öğrenip ona göre tedbir almadıkça; ipin ucunu elinde tutan “p…u” yenip ipin ucunu ele geçirmedikçe bu acı ve vicdan yakıcı sahneleri görmeye, yaşamaya devam edeceğiz. Siyonistlerden ve Haçlılardan vicdan dilenmek, merhamet beklemek hem dine, hem ilme, hem fıtrata, hem tabiatın gidişatına aykırıdır. Tarihimiz bu teze misal yüzlerce hadise ile doludur. Habil - Kabil ile başlayan hak- batıl, iyi – kötü, güzel- çirkin… Kavgası/ savaşı/mücadelesi kıyamete kadar devam edecektir. Bu hakikate binaen hakkı, adaleti, iyiliği, güzelliği, barışı, adaleti… Savunanlar bir olup güçlenmedikçe; şu anda kötünün/zalimin, batılın elinde bulunan gücü, çalışıp çabalayarak, mazlumlar ve iyilerle işbirliği yaparak düşmanın elinden almadıkça, dün Endülüs’te, Balkanlarda, Kudüs’te, Çanakkale’de Filistin de, Sarıkamış’ta, İzmir’de, Bursa’da… Yaşanan, bugün Gazze’ de, Arakan’da, Sincan’da, Hindistan’da, Bağdat'ta.... Yaşanmaya devam eden yenilgiler, acılar, şenaetler devam edip gidecektir.
Aklı olan ibret alır: Allah buyuruyor: "Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve cihad için bağlanıp beslenen atlar hazırlayın, onunla Allah'ın düşmanını, sizin düşmanınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği (düşman) kimseleri korkutursunuz. Allah yolunda ne harcarsanız size eksiksiz ödenir, siz asla haksızlığa uğratılmazsınız. " Enfal 60
"...müminler de kâfirlere karşı şiddetli olup kendi aralarında şefkatlidirler."(Fetih, 48/29)
Akif haykırıyor
“…
Nerde -gösterdiği vahşetle “Bu: Bir Avrupalı!”!...”
"...Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz...."

QOSHE - DÜŞMANININ MERHAMETİ İLE ZULÜMDEN K.. - Lütfi Ayhan
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

DÜŞMANININ MERHAMETİ İLE ZULÜMDEN K..

11 0
10.01.2024

Ey zalim, acımasız, eli kanlı, katil düşman; Masum ve mazlum, devletsiz ve ordusuz, silahsız ve korumasız bir halka ait bir şehri, o kentteki tüm hastaneleri, okulları, camileri, kiliseleri; yaşlı genç, kadın, çocuk, bebek demeden bütün sivil halkı; kedi, köpek, kanarya, güvercin, ekin tarla… Ayırt etmeden, nefes alan tüm canlıları bombaladın, parçaladın, yaktın, yıktın. Bu şenaetlerine hala devam ediyorsun.
Zerre miktarı vicdanı olan insanlar bu acıya, bu eleme, bu manzaraya, bu hicrana, bu inleyen, ağlayan, yaralı gönüllere duyarsız kalamaz kalmamalı. Ama kalıyor neden? Çünkü üç yüz yıla yakındır ‘kahpe feleğin’ hâkim olduğu bu dünyada, insanların çoğuna hak, batıl, batıl hak; yalan, gerçek, hakikat yalan; doğru yanlış, yanlış doğru; iyi kötü, kötü iyi; güzel çirkin, çirkin güzel… Gösteriliyor. Bu karanlık, bu aldatıcı, bu yanlış tablo son yüzyıldır iyice koyulaştı. Dünya sistemi,(her zaman olduğu gibi) bu asırda da uluslararası finansı (parayı), bilimi, iletişimi, ulaşımı, teknolojiyi, ekonomiyi… Kısaca gücü ellerinde bulunduranların uhdesinde. Suyun başını tutan bu el sahiplerinin inançları, kültürleri, gelenekleri de bu tür acımasızlıklara cevaz veriyor. Yahudiliği ve Yahudileri; onlara koşulsuz destek veren batılı (ABD AVRUPA) devletleri yakından........

© Yeni Meram


Get it on Google Play