Firavunun Bürokratik Destekçisi: Haman |
Bürokratik Akıl ve Zulüm
Firavun, insanlık tarihinin en büyük zalimlerinden biri olarak anılmaktadır. Onun zulmü, baskısı ve insanlık dışı uygulamaları yalnızca yaşadığı dönemde kalmamış; adı, tarih boyunca zorbalığın ve despotizmin sembolü hâline gelmiştir. Bu sebeple günlük hayatta en küçük bir haksızlık yapan, gücünü zulüm aracı olarak kullanan, acıma duygusunu yitirmiş kimseler için dahi “firavunlaşmak” benzetmesi yapılmaktadır.
Ancak hiçbir zalim zulmünü tek başına sürdüremez. Zalimlerin iktidarını devam ettirmesi; etrafındaki yağcılar, şakşakçılar, çıkar ortakları ve menfaat ilişkisi kuran destekçiler sayesinde mümkün olur. Firavun da zulmünü tek başına icra etmemiştir. Bugün firavunî özellikler taşıyan tüm zorba sistemlerde olduğu gibi, onun zulmünün arkasında da destekleyici bir kadro yer almıştır. Bu destekçiler, sayısal çoğunlukları ve etkili konumlarıyla zulmün kurumsallaşmasına hizmet etmişlerdir.
Zalim, esas gücünü; sermayeyi temsil edenler ile bilgi ve aklı temsil eden bürokratik elitlerin desteğinden alır. Firavun’un en büyük destekçisi de, dönemin ilim ve din otoritesini temsil eden, aynı zamanda vezirlik makamında bulunan Haman’dır. Haman, Firavun’un zulmünü meşrulaştıran, akıl ve bürokrasi gücünü onun hizmetine sunan kilit bir figürdür.
“Haman, Kur’an’da Firavun sarayının önemli bir yetkilisi olarak anılmaktadır. Firavun’un veziri veya sarayındaki önde gelen........