Ebedî Saadet İçin İyilik ve Takvâda Yardımlaşma
Yüce Kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’e baktığımızda verilen mesajların ferdiyetçilikten ziyade “biz” merkezli olduğunu görürüz. Kişinin iman ederek yalnızca kendisini kurtarması yeterli görülmemiş; çevresinin de kurtuluşa ermesi, iman etmesi ve hidayet üzere yaşaması için gayret göstermesi istenmiştir. Kur’ân, ferdî kurtuluşla birlikte toplumun da ıslahını hedeflemiştir. Helâk edilen kavimler, Rabbimizden gelen tebliğ ve davetlere topluca kulak tıkadıkları, peygamberlerin uyarılarını dikkate almadıkları için ilâhî azaba müstahak olmuşlardır.
Fâtiha Sûresi’nde geçen “Yalnız Sana ibadet eder, yalnız Senden yardım isteriz” duasında da görüldüğü üzere, Müslüman yalnız kendisi için değil, iman dairesine girmiş bütün mümin kardeşleri adına Rabbine niyazda bulunmaktadır.
İnsanın;
– Yeryüzünü imar ve ıslah etme,
– Salih ameller işleme,
– Rabbin emanetine sahip çıkma,
– Müfsitlerin fesat........
