menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kör Terazi, Tanıdık Yüzler

20 0
24.04.2026

Bir ülkenin adalet anlayışı, yazdığı kanunlardan çok, o kanunları kimin için işlettiğiyle ölçülür.Çünkü bazı metinler vardır; kâğıt üzerinde herkesi eşit yazar ama hayatta bazı isimleri daha kalın harflerle korur.Bu topraklar, uzun bir tarihsel yürüyüşün ardından demokrasiyle, laiklikle ve modern(!) hukuk metinleriyle tanıştı.Her biri, insanı koruma iddiasıyla geldi.Her biri, adaleti tesis etme vaadi taşıdı.Ama zaman gösterdi ki, bir kanunun nereden geldiğinden daha önemli bir soru vardır:O kanun, kimin karşısında gerçekten ayakta durabiliyor?Çünkü ithal edilen yalnızca kanunlar olmadı;aynı zamanda o kanunların arkasına saklanmayı bilen yeni güç biçimleri de üretildi.Ve bu güç, bazen bir soyadıyla, bazen bir makamla, bazen de görünmeyen ilişkiler ağıyla kendini dokunulmaz kıldı.Bugün geriye dönüp baktığımızda, sadece işlenen suçları değil;o suçların nasıl susturulduğunu da görüyoruz.Bir dosyanın kapağı kapanmadan önce kimlere dokunduğunu,bir hâkimin kaleminin neden titrediğini,bir savcının hangi noktada geri adım attığını…Çünkü bazı davalar vardır;suçlunun kim olduğu değil, kime ait olduğu belirler İşte tam da burada, insanın içini yakan o büyük çelişkiyle karşı karşıya kalıyoruz:Kâğıt üzerinde eşit olan adalet, hayatta neden terazi tutmuyor?Oysa biz, adaletin sadece güçlüye değil, herkese aynı mesafede durduğu bir örneği de biliyoruz.Hz. Muhammed(sav) şu sözü, asırlar öncesinden bugüne hâlâ yankılanır:“Sizden öncekilerin helak olmasının sebebi şuydu: İçlerinden........

© Yeni Meram