Köleliğin değişen kıyafeti
Bir zamanlar kölelik, bileğe vurulan demirden anlaşılırdı. İnsanların omzuna yüklenen yük görünürdü; efendi belliydi, kırbaç belliydi, zincir belliydi. İnsan, kendisine ait olmayan bir hayatın içinde yaşadığını bilirdi. Zulüm saklanmazdı; adı da yüzü de açıktı.Bugün ise çağ değişti.Zincirler artık demirden değil; görünmeyen ipliklerden örülüyor. Bir insanın bileğine vurulmuyor belki ama zihnine, zamanına ve ruhuna usul usul bağlanıyor. Eskiden köle pazarları vardı, bugün ise insanın ömrünün saatlik ücretlere bölündüğü büyük meydanlar var. Dün insan bedeni satın alınırdı, bugün çoğu zaman insanın zamanı satın alınıyor.Modern dünyanın en büyük başarısı, köleliği özgürlük ambalajına sarabilmesidir.Sabah ezanından önce uyanıp karanlıkta yola çıkan, gün boyu yorulup akşam evine yalnızca yorgunluğunu götüren milyonlarca insanı düşünün. Bir çocuğun “Babam benimle ne zaman oynayacak?” sorusuna cevap veremeyen bir babayı… Çocuğunun ilk cümlesini kaçıran bir anneyi… Takvim yaprakları ilerlerken hayatın kendi ellerinden sessizce kaydığını fark eden........
