menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Dijital kalabalıkların yetim çocukları

4 0
03.06.2026

Garip bir çağdayız… İnsanlar hiç olmadığı kadar birbirine yakın, ama hiç olmadığı kadar birbirine uzak. Bir tuşla dünyanın öbür ucuna ulaşılıyor; fakat aynı evin içinde bile kalpler birbirine temas etmiyor. Kalabalıklar büyüyor, fakat yalnızlık daha sessiz ve daha derin hâle geliyor.Bugünün gençliği bu kalabalığın tam ortasında büyüyor. Görünüyorlar, konuşuyorlar, paylaşıyorlar; ama çoğu zaman anlaşılmıyorlar. Bir ekranın içinde yüzlerce ses var, fakat insanın içini duyan ses giderek azalıyor. Belki de çağımızın en büyük çelişkisi burada gizli: İnsan hiç olmadığı kadar görünür, ama hiç olmadığı kadar yalnız.Bu yüzden belki de en doğru ifade şudur: Dijital kalabalıkların yetim çocukları büyüyor…Buradaki “yetimlik” anne-babasızlık değil; rehbersizliktir, anlaşılmamaktır, düştüğünde kaldıran bir el bulamamaktır. Çünkü gençlik kusursuzluk değil; arayış, hata, deneme ve yeniden doğrulma dönemidir.Bir kaplumbağayı düşünelim… Sert kabuğu ona güven verir. Fakat o kabukta kalırsa yaşayamaz. Başını kabuğundan çıkarmalı, yürümeli, öğrenmeli, hayata karışmalıdır. Ancak bu hareket aynı zamanda risk demektir. Hayat, sadece güvenli alanlarda öğrenilmez.Gençlik de böyledir. Genç, hayata karışmak zorundadır. Hata yapar, yanılır, bazen yanlış yollara sapar. Çünkü tecrübe çoğu zaman korunarak değil, düşerek öğrenilir. Fakat asıl soru şudur:........

© Yeni Meram