Sanatçıyı yaşatan alkışlar, öldüren şak şaklar
“Alkış, sahici oyunun ve oyuncunun doğal sonucudur, hedefi değildir.”
-Konstantin Stanislavski
TDK Sözlüğü “ALKIŞ” sözcüğünü şöyle yazar:
“Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatan el çırpma devinimi.”
Yani biraz daha açacak olursak “ALKIŞ”, bir kişinin ya da bir grubun bir performansı, konuşmayı veya başarıyı beğendiğini ve takdir ettiğini göstermek için, ellerini birbirine vurarak çıkardığı sesli tepkidir. İnsanlar alkış yoluyla memnuniyetlerini, desteklerini ve beğenilerini ifade ederler. Özellikle anın sanatı olan ve insandan insana, canlı, capcanlı, akıldan akıla, yürekten yüreğe, göz göze, yüz yüze olan tiyatroda alkış, seyircinin sanatçıyla kurduğu iletişimin önemli bir parçasıdır.
Tiyatroda alkış, seyircinin sahnedeki oyunculara ve oyunun hazırlanmasında emeği geçen kişilere duyduğu takdiri göstermesidir. Alkışlayan eller çoğaldıkça övgünün ve beğenmenin derecesi de artar. Bir oyunun sahnelenmesinde emeği olanın takdir edilmesi ve bu yolda ilerlemesi için önemlidir alkış. Çünkü bu yolda teşvik edilmiş olur.
Tiyatro canlı bir sanat olduğu için alkışın birçok faydası vardır. Öncelikle oyuncular için önemli bir motivasyon kaynağıdır. Seyircinin alkışı, yazarın, yönetmenin, oyuncuların, tasarımcıların ve uygulayıcıların yaratıcı emeklerinin karşılığını aldıklarını hissetmelerini sağlar ve onların sahne üzerindeki performanslarını ve özgüvenlerini artırır.
Ne var ki, aynı zamanda aldatıcıdır da alkış... Bu konuda “Uzatmalı Gerçekler” adlı kitabında Prof. Dr. Özdemir Nutku Hocam şöyle yazar:
“Eğer bilinçsiz ve mekanik bir el çırpmasından başka bir şey değilse alkış, alkışlanan için yanıltıcı, saptırıcı, bazen de öldürücüdür. Bilinçsiz dost, arkadaş, yandaş alkışlarına kapılıp özeleştiri erdemini yitiren nice sanatçı tanırım. Bilinçsiz ve değerlendirme yetisinden yoksun el çırpmaları giderek ‘alkış’ niteliğini yitirir ‘şak şak” durumunu alır. Böylelerine de ‘şakşakçı’ denir. Şakşakçıların şak şakları ise bir sanatçının ölümüne yol açar.”
Tiyatro dünyasında alkış, bir sanatçının emeğine duyulan saygının ve beğeninin en doğal göstergesidir. Ancak zamanla alkış ile yüzeysel, temelsiz övgülerin birbirine karışması, gerçek değer yargılarının yıpranmasına neden olur. Kimi zaman alışkanlıkla, kimi zaman da kitle baskıyla, kimi zaman ahbap-çavuş ilişkisiyle, kimi zaman magazinsel popüler olma niyetli, kimi zaman “vav” çığlıklarıyla yapılan alkışlar, sanat eserinin........
