menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Layıklık meselesi

22 0
14.05.2026

“Bir toplum layıkıyla yönetilir” deriz çoğu zaman…

Layık olduğu biçimde, gerektiği gibi yani yöneticilerin işlerini nasıl yaptığı, kurumların nasıl işlediği, hukukun nasıl uygulandığı gibi şeyler aslında…

Bir ülkede nasıl bir toplum yapısı, nasıl bir insan ilişkisi varsa, etkileşim, paylaşım, üretim ilişkileri nasılsa o toplum da bu yazılanlar çerçevesinde yönetilir veya yönetilmeye çalışılır.

Bu ilişki yapısı çarpıksa, insan ilişkileri olması gerekenden farklı, talepler normalin dışında, etkileşim yanlış oluşuyorsa bu toplumu yönetmek için aday olup seçilenler de yine bu yazılanlar çerçevesinde oluşur.

Bu oluşan şey, doğru bir iş yapabilir mi peki?

O çarpık ilişkiler bağlamında seçilenler ve bir hükümet oluşturanlar olması gerekeni yapmakta, doğru icraatlar ortaya koymakta, toplumu gerçekten ileriye taşımakta yararlı olabilirler mi?

Baksanıza; Yıllardır bu ülkede gazeteciler, akademisyenler, sanatçılar, aktivistler, sendikacılar, eski milletvekilleri Türkiye’nin limanlarında neredeyse terörist muamelesi gördüler, N82-G82 koduyla yani ‘milli güvenliği tehdit edici’ veya ‘genel güvenlik’ değerlendirmesiyle geri gönderildiler.

Daha önceki Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, bu sorunun çözülmesi için çaba gösterildiğini söylemişti ama beş yıllık görev süresinde olumlu bir gelişme olmamıştı.

Ünal Üstel........

© Yeni Düzen