We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Lakadamya’da da, Tekke Bahçesi’nde de “aynı film” çevrildi, “kayıp” yakınları boşu boşuna yıllarca yanıltıldı, bekletildi... – 2 -

1 2 9
23.09.2021

“Kayıp” yakını Gürol Ruso, Lakadamya mezarlığına gömülü Kıbrıslırum “kayıplar”la ilgili olarak derlediği notları bizlerle paylaştı...

“Kayıp” yakını Gürol Ruso, Lakadamya mezarlığına gömülü bazı Kıbrıslırum “kayıplar”la ilgili olarak derlemiş olduğu notları bizlerle paylaştı.

Geçtiğimiz günlerde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından verilen bir kararda, Lakadamya mezarlığına ailesinden habersiz gömülen ve aileye hiçbir bilgi verilmeyerek “kayıp” addedilen Paşas ailesine Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından 60 bin Euro tutarında tazminat ödenmesi kararı, bu konuyu yeniden gündeme taşıdı.

Lakadamya mezarlığındaki durum da, Tekke Bahçesi’ndeki durum da birbirinin neredeyse aynısı...

Lakadamya’da da, Tekke Bahçesi’nde de “aynı film” çevrildi, “kayıp” yakınları boşu boşuna yıllarca yanıltıldı, bekletildi. Ta ki kuzeyde YENİDÜZEN’de “Kıbrıs: Anlatılmamış Öyküler” başlıklı bu yazı dizisinde biz, güneyde de Andreas Paraskos yani kısacası gerçeğin peşindeki medya her iki mezarlığı da gerçeği öğrenmek ve ailelerin acılarına son vermek için araştırmaya girişsin... Böylelikle hem Tekke Bahçesi’nin, hem de Lakadamya’nın çevresindeki “gizlilik” tuzla buz olurken, gerçekler de ortaya dökülmeye başlanmıştı...

Gürol Ruso’nun “Palma davası”yla ilgili bizimle iki belge paylaştı. Bunlardan biri, Andrulla Palma’nın, araştırmacı gazeteci-yazar Makarios Druşodis’le 1998 yılında yaptığı, FİLELEFTHEROS gazetesinde yayımlanan ve o günlerde TAK Ajansı tarafından Türkçe’ye çevrilen bir röportaj... Bu röportajı dün yayımlamaya başlamıştık bu sayfalarda, geriye kalan bölüm ise şöyle:

Soru: Çocuklarınız bu deneyimi nasıl yaşadı?
Palma:
Benim hayatım devam eden bir trajediydi. Bu trajediyi kaçınılmaz olarak çocuklarıma yansıtmak durumunda kaldım.Oğlum hastaydı ve iki yıl önce öldü. Sonunda babasına ne olduğunu öğrenip öğrenmeyeceğini sorardı.

Soru: Başka çocuğunuz var mı?
Palma:
İki evli kızım var. Biri Lakadamya mezarlığı yakınlarında oturuyor. Babasının orada gömülü olduğunu öğrendiğinde, mezarına bu kadar yakın oturup da bilmemenin feci birşey olduğunu söyledi.

Soru: Bir savaştı ve bu şartlar altında sizinkine benzer olayların olması kaçınılmazdı.
Palma:
Katılıyorum. Ama bir yere kadar....O zamanki durumu anlayışla karşılıyor ve kimlik tesbiti yapılmadan gömülmesinin sorumlularını aramıyorum. Ancak devlet işlemeye başladıktan sonra neden kayıp olaylarını bir bir araştırmadı ve bize ta o zamandan,yakınlarımızın ölü olduğu niye bildirilmedi? Yüksek mevkidekiler neden uğraşmadılar?

Soru: Sizin olayınız gibi başka olaylar da olduğuna inanıyor musunuz?
Palma:
Olduğundan eminim. Lakadamya mezarlığına gidin ve oradaki karmaşayı görün. 3 ayrı haçın üzerinde aynı isim yazıyor. Onlarca meçhul asker var. Orada gömülü olanların kimler ve kaç kişi olduğunu kimse bilmiyor.

Soru: Kendinizi kullanılmış mı hissediyorsunuz?
Palma:
Bizi, ellerinden geldiğince kullandılar. Sanırım şimdi onlar için rahatsız edici olmaya başladık. Bizi limon gibi sıktılar ve şimdi de atmaya hazırlanıyorlar.

Soru: Sizi nasıl kullandılar?
Palma:
Bizi alanlarda göstermeleri ve seçimleri kazanmaları için bütün hayatımızı etkinliklerde harcadık. Bizim sorunumuz gibi sorunları çözemezken, Kıbrıs sorununu nasıl çözecekler?

Soru: Etkinliklere gitmeye devam ediyor musunuz?
Palma:
Hayır, eşimin ölü olduğunu öğrendikten sonra, kayıplar konusunda mücadele etmek artık mantıksız olurdu. Savaş ölülerinin anısına hakaret edildiğini hissediyorum.

Soru: Neden böyle diyorsunuz?
Palma:
Bu insanlar mevzide susuz kaldılar ve Türkler öldürmeden önce onlara işkence ettiler. Onlara yakışan onur, bir köpek gibi mezarlığın bir köşesine gömülmeleri ve 24 yıl boyunca orada atılı bırakılmaları mıydı? Ölülerine saygısı bulunmayan bir ülkenin geleceği de yoktur.

Soru: Şimdi ne yapacaksınız?
Palma:
Sorumluluklarını üstlenmezlerse ve eşimin kemiklerini cenaze töreniyle gömmem için mezardan çıkarmazlarsa, mücadeleden vazgeçmeyeceğim.

Soru: Bu isteği resmiyete döktünüz mü?
Palma:
Bu isteği Peristerona’yı ziyarete geldiğinde Cumhurbaşkanı’nın bizzat kendisine ilettim.

Soru: Size ne dedi?
Palma:
Başsavcı’ya yazılı başvuruda bulunmamı tavsiye etti.

Soru: Başvuruda bulundunuz mu?
Palma:
Tek başına bir kadın olarak ne kadar yapabilirim? Ben eşimi Başsavcılığa değil, bana geri göndermeyen devlete........

© Yeni Düzen


Get it on Google Play