Bir halk nasıl ayağa kalkar? |
Bakü’nün taş sokaklarında, kaldırım üzerlerine serilen tarihi halıların arasında yürürken, İçerişehir’de karşınıza çıkan bir heykel, aslında yalnızca bir kişiyi değil, bir fikri temsil eder.
İşte o heykel, Hasan Bey Zerdabi’ye aittir. Ama bu heykel, bir hatıradan çok daha fazlasıdır. Bir halkın karanlıktan çıkma iradesinin sembolüdür.
Zerdabi’yi anlamak için sadece bir gazeteciye bakmak yetmez.
O, aynı zamanda bir öğretmen, bir bilim insanı, bir aydınlanmacı ve en önemlisi, halkını uyandırmaya çalışan yalnız bir sestir.
1837’de Göyçay’ın Zerdab köyünde doğan Zerdabi, daha çocukken geçmişin kırılmalarını, savaşların bıraktığı izleri ve bir milletin nasıl geri bırakıldığını dinleyerek büyüdü.
Belki de bu yüzden hayatı boyunca tek bir sorunun peşinden gitti: Bir halk nasıl ayağa kalkar?
Cevabını da çok erken bulmuştu: Eğitimle.
Ama bu cevabı bulmak, onu kolay bir yola çıkarmadı.
Moskova Üniversitesi’nde doğa bilimleri okumuş, akademide kalma şansı yakalamış bir genç için en makul yol, rahat bir bilim hayatıydı. O ise tersini seçti. Çünkü o, kariyer değil, mücadeleyi seçti.
Bakü’ye döndüğünde karşılaştığı manzara; okulsuz çocuklar, hakkını bilmeyen köylüler, dili........