Tımar edemediğimiz için, tumar edilmekteyiz!
Son birkaç haftadır devam eden eylemler neticesinde neyi gördük?
KKTC’de çok ciddi bir yönetim sıkıntısı olduğunu gördük değil mi?
Peki ne yapmak lazım?Mesela “Başkanlık sistemi”ne geçebilir miyiz?
Diyorum ki, cehennemi cennete çevirsek, “KKTC”yi uluslararası hukuk ve elbette “iç hukuk” açısından “tımar” edemezsek, hiçbir sonuç elde edemeyiz!Hatta birileri bizi hep “tumar” eder!
Bu arada tımar ve tumar etmek ne demektir!
Abi “tımar etmek”, özellikle hayvanlarla ilgili bir konudur ama elbette devletin de tımar edilmesi mümkündür… Devlet de düzeltme, toparlama ve derleyip düzenleme ihtiyacındadır…
Tumar etmek nedir peki?Şu anda yaşadığımız Kıbrıs Türk toplumunun bir şekilde “tumar edilmesi” halidir!Devleti tımar edemediğimiz için, devleti tımar etmemizi aslında engelleyenler tarafından “tumar” dilmekteyiz
Yani, fena halde dayak yiyip, dövülüp, perişan edilmekteyiz!
“Kuvvetler ayrılığı ilkesi” ciddi anlamda hasarlıdır… Özellikle “yürütme ve yasama”, aynı anda “yalama” olmuş durumdadır!
Efendim derhal başkanlık sistemine geçip, yasama ve yürütmeyi birbirinden tamamen ayırsak olur mu?Kimse garantisini veremez!Öyle veya böyle, denemeden net konuşmak zor!
Başkanlık sistemine fitim!Ama “kuvvetler ayrılığı” parlamenter sistemde bitmiştir, kesinlikle çalışmamaktadır diye de bir iddiada değilim!
Uzlaşalım…Oturalım, konuşalım…
Ünal Üstel Türkiye’ye gidecekse gitsin, dönsün, çok acil herkesi toplasın…
Anayasa değişikliği şarttır… Mesela o güne kadar geçici bir hükümet mi kurulur; bir yolu bulunur, örneğin bir UBP’li vekil başkanlığında teknokrat hükümet kurulur ama bir şekilde “gizli başkanlık” Tufan Erhürman’a devredilir!Fikirdir bu!Tartışalım!Şimdi çökücü bir yığın kelle saldıracak biliyorum ama düşünmek, yazmak, konuşmak lazım!
Kaldı ki, kısa bir süre içerisinde Kıbrıs sorununa çözüm bulma müzakereleri başlayacak!Tabii ki Türkiye engellemezse!Engellememesi için de girişim yapmak, anlatmak, uzlaşmak,........
