Safları sıklaştırmazsak… |
Her bireyin olabileceği gibi, benim de kişisel anlamda sıkıntılı günlerim olabilir… Allah sağlık versin!Gerisi hikaye!
Özel sıkıntılarınız, dertleriniz bir yanda; öte yanda memleketin bana göre katakullik sıkıntıları ile de boğuşuyoruz!
Kamuya mal olmuş kişileri de masumiyet karinesi içerisine dahil edelim mi etmeyelim mi?
Bence etmeyelim!Gerisi yalan ve de hikaye!
Ama bu konu “bence” bir konu değildir; evrensel ilkeler çerçevesinde, kamuya mal olmuş – kamu kaynakları ile ensemizde lingiri oynayabilenlerin masumiyet karinesinden faydalanmamasını emreden bir konudur!
Cumhurbaşkanı yasayı Meclis’e iade eder!İktidar partileri muhalefet ile uzlaşır, ilgili yasaya, “kamuya mal olmuş kişiler hariç…” gibisinden bir ifade yerleştirilir ve mesele hallolur!
Ammmmmaaaa; unutmayalım ki, gazetecilik meslek örgütlerine de bu konuda çok iş düşer!
Elbette kamuya mal olmuş veya kamu kaynaklarından faydalanan kişiler masumiyet karinesinden faydalanmamalı ama elde belge yoksa – ispat yoksa – fotoğraf – görüntü yoksa yani ispatlayamıyorsan; filanca ihbar ettiydi veya benim canım çektiydi diyerek, kimseyi suçlamamak gerektiğinin de “gazetecilik” olduğu hatırlatılmalı, hatırlanmalı!
Çok da kavgaya gerek yok!
Çok da dert etmeye gerek yok!
Çünkü bu ülkede gazetecilerin veya her vatandaşın asıl üzerinde durması gereken veya full konsantrasyonu gerektiren mesele, mevcut statükonun “içimizi temizleyelim” diyerek........