Ersin Tatar

Oya Kutsal’ın Ersin Tatar ile sosyal medyada yaptığı söyleşiyi dinledim - izledim… 

Canlı değildi… Canlı söyleşiler zordur…

Editlenmiş söyleşilerde “istenmeyenleri” veya varsa “sakıncalı” durumları atabilir – çıkarabilir – yayınlamayabilirsiniz!

Söyleşi sırasında Tatar’ın rahatlığına hayran kaldım…

Yıllardır yakından takip ettiğim, iyi bildiğime inandığımı biri olan Tatar’ı, siyasete girdiği günden bu yana hiç bu kadar relax görmedim…

Her soruya gayet mantıklı cevaplar verdi…Sinirlenmedi…Sakindi…Ama hepsinden öteye espriliydi…Sürekli gülümsüyordu…

En çok ters düştüğümüz “iki devletli çözüm” meselesini bile çok mantıklı hatta ikna edici bir tarzda anlattı… 

Kavgacı, düşman yaratıcı, dışlayıcı değildi…“Ben buyum, buna inanıyorum” dedi ve kızmadı, germedi, gerilmedi…  

Peki görevdeyken?Tatar görevdeyken de halkla iç içeydi, çalışkandı, bir şeyler yapmak için çırpınıyordu ama üzerindeki “baskı” o kadar fazlaydı ki, hemen her açıklaması veya paylaşımı “ilginçti” diyelim!

UBP’ye genel başkan olmak!KKTC’ye Maliye Bakanı olmak!KKTC’ye Başbakan olmak!Ardından, “en büyük hatamdı, keşke başbakan kalsam ve şimdi cumhurbaşkanlığına aday olsaydım” dedi!Düşünün yediği baskıyı!Fuat Oktay ensesinde, hatta Tayyip Erdoğan’ın soğuk ve tehdit dolu bakışları aklında!

Bir birinden ayrı ayrı çevrelerin kafanızda üşüşmesi ve beyninizi kemirmesi demektir bütün bunlar!

Üyeler var, örgütler var, örgüt başkanları var, vekiller var, sempatizanlar var…Hepsi sizden bir şey ister!

Türkiye’nin memurları var, askerleri var, diplomatları var, var oğlu var!Hepsi talimat yağdırır ve siz çirkinlikleri – yanlışları görürsünüz susmak zorundasınız;........

© Yeni Düzen