Öğrenme Krizi ve Temel Beceriler Açığı
Son haftalarda yaşanan toplumsal eylemlerde spekülasyonla yaratılan tartışmalardan birisi de “okulların açık olup-olmamasıydı.” Oysa eğitimde esas tartışmamız gereken konu bu spekülasyondan çok daha fazlasıdır. O da şu:
“Öğrenciler okula gidiyor, ancak beklenen düzeyde öğrenemiyor”. Bu durum artık bireysel başarısızlıklarla açıklanamayacak kadar yaygın ve sistemik bir nitelik kazanmıştır.
Bu tablonun literatürdeki adı “öğrenme krizidir.” Öğrenme krizi, en basit ifadeyle öğrencilerin yaşlarına ve sınıf düzeylerine uygun temel becerileri yeterli düzeyde kazanamaması durumudur.
Bu beceriler yalnızca akademik başarıyı değil, bireyin yaşam boyu öğrenme kapasitesini de belirleyen temel yetkinliklerdir: Okuduğunu anlayabilmek, temel matematik işlemlerini yapabilmek, düşüncelerini yazılı ve sözlü olarak ifade edebilmek ve karşılaşılan sorunlara çözüm üretebilmek bu becerilerin başında gelmektedir. Bu beceriler kazanılmadan ilerleyen bir eğitim süreci, görünürde başarı üretse bile gerçekte öğrenme üretmemektedir.
Eğitimde uzun yıllar boyunca kullanılan geleneksel başarı göstergeleri artık işlevini yitirmiş durumdadır: Ders saatlerinin çoğalması........
