Eğitimde Kimin Dediği Olur?

Gerçekten! Eğitimde kimin dediği olur?

Bizimki gibi nitelik bağlamında sıkıntılar yaşayan eğitim sistemlerinde çoğu zaman güçlü olanın, yetkiyi elinde bulunduranın veya karar mekanizmalarına en yakın olanın dediği olur. Bu aktörler genellikle;

Siyasi iktidar ve merkezi yönetim

Üst düzey yöneticiler

Bazen ekonomik güç sahipleri ya da çıkar gruplarıdır.

Bu durumda da şu üç önemli sorun ortaya çıkar:

Gerçeklerden kopuk kararlar alınır.

Uygulayıcıların motivasyonu düşer.

Eğitim sisteminde kaotik sorunlar meydana gelir.

Peki eğitimde kimin dediği olmalı?

Eğitim, doğası gereği çok sesli bir alandır. Bu nedenle doğru cevap; eğitimde aklın, bilimin ve sahadaki deneyimin dediği olmalıdır. Bu üç unsur bir araya geldiğinde ortaya sağlıklı bir eğitim politikası çıkar. Bunun için de eğitimde söz sahibi olması gereken aktörler şunlardır:

1. Öğretmenler: Eğitimin Sahadaki Uzmanları

Öğretmenler, eğitim sisteminin en kritik bilgi kaynağıdır. Çünkü eğitim politikalarının gerçek etkisini en iyi onlar görür.

Bir öğretmen, bir ders programının öğrenciler üzerinde nasıl bir etki yarattığını; bir sınav sisteminin öğrenmeyi nasıl değiştirdiğini, bir mevzuat değişikliğinin sınıf ortamını nasıl etkilediğini doğrudan deneyimler.

Bu nedenle öğretmenlerin görüşü: danışılacak bir fikir değil, kararın temel dayanaklarından........

© Yeni Düzen