We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ana-Yavru Kavgasının Helencesi ve 15 Temmuz Darbesi

7 1 4
17.07.2022

“Yeter ki Muskos (Makarios, NK) defolup gitsin. Ben demir parmaklıklar arkasından Lefkoşa’nın yandığını seyretmeye razıyım...”

Makarios’a karşı duyulan nefretin boyutunu ortaya koyan bu sözcükler, bir EOKA B militanın ağzından döküldü.

15 Temmuz darbesine giden yolda, Yorgos Grivas’ın etrafında toplanan EOKA B militanları Makarios’tan kelimenin tam manasıyla nefret ediyorlardı. Enosis yeminini çiğnediğini ve Enosisin gerçekleşmesini engellediğini iddia ediyorlardı.

Siyasetin inceliklerinden bihaber olan Grivas, son derece naif bir şekilde, Kıbrıslı Rumların Enosis kararı alarak bunu Yunanistan’a bildirmeleri halinde Yunanistan’ın bunu kabul etmek zorunda kalacağını, Türkiye’nin ise “Kıbrıs’ı işgal etme kapasitesinin olmadığını” iddia ediyordu.

Oysa Makarios, Enosis yolunda atılacak aceleci adımların Türkiye’yi Kıbrıs’a davet etmek anlamına geleceğini biliyordu. Bu yüzden, Grivas’ı ve EOKA B örgütünü, “Enosis Mezarcıları” olarak tanımlıyordu.

Aslında EOKA B örgütünün Makarios’u devirecek gücü yoktu. Makarios’un oluşturduğu polis gücü Grivas’a göz açtırmıyordu. Fakat 1973 yılının Kasım ayında Yunan Cuntası içinde Dimitris İoanidis iktidarı ele geçirince her şey değişti.

İoanidis, Grivas’a yakın biriydi. Benzer fikirleri paylaşıyorlardı. İkisi de fanatik derecede anti-Türk ve anti-komünistti. İoanidis, 1964 yılında Kıbrıs’ta Yunan birliklerinde görev yaptığı sırada Nikos Samson ile birlikte Makarios’a “bütün Türkleri bir anda yok edecek bir plan” sunacak kadar Türk düşmanıydı.

Şimdi Makarios’tan nefret ediyor ve onu “Enosisi gömen adam” olarak görüyordu.

Grivas’ın ölümünden sonra (Ocak 1974), EOKA B ile Yunan Cuntası arasında bir işbirliği protokolü imzalandı ve şiddet eylemleri tırmandırıldı. EOKA B artık bütünüyle Yunan Cuntası tarafından yönlendiriliyordu...

Darbenin Şifresi

15 Temmuz 1974 sabahı saat tam 8.17’de Yunan Alayı’nda görevli Albay Georkitsis’in Yunan Genelkurmay Başkanlığı’na gönderdiği mesajda üç kelime yer alıyordu: “Aleksandros Hastaneye Kaldırıldı”.

Bu, “Kıbrıs’ta darbe başlamıştır” anlamına geliyordu. Önceden kararlaştırıldığı gibi, şifreli iletişim Aleksandros’un “hastalığının seyri” üzerinden devam edecekti. Darbe istenildiği gibi giderse, “Aleksandros iyi gidiyor” diye mesaj geçilecekti. Kötü giderse, “Aleksandros’un sağlık durumu ağırlaşıyor” mesajı iletilecekti.

“Aleksandros” beklenenden de hızlı “iyileşti” ve darbe, geride 98 ölü bırakarak iki saat içinde amacına ulaştı. Aslında, kısmen ulaştı, çünkü Yunan Genelkurmay Başkanı Bonanos, darbecilere “Makarios’u ya öldürün ya da yakalayın” emri vermişti. Fakat Makarios darbecilerin elinden kurtulmayı başardı. Baf’a kaçtı ve yerel bir radyodan Kıbrıs Rum halkına seslendi:........

© Yeni Düzen


Get it on Google Play