We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AB ve Vediği Sözlere Dair

5 4 8
15.05.2022

Geçtiğimiz günlerde Ersin Tatar, Avrupa Birliği’nin (AB) Kıbrıs Türk toplumuna verdiği hiçbir sözü tutmadığını ileri sürdü.

Bu tür iddialarla aslında sık sık karşılaşıyoruz. Defaatla AB’nin Kıbrıslı Türkler için hiçbir şey yapmadığı söyleniyor.

Belli ki, birileri bilinçli olarak gerçekleri çarptırıyor, çünkü Kıbrıslı Türklerin yüzlerini AB’ye dönmeleri istenmiyor.

Önce bir noktanın altını çizelim: Kıbrıs Türk toplumunun AB ile ilişkileri karmaşık bir meseledir, çünkü Kıbrıslı Türkler AB üyesi oldular ama AB Müktesebatı adanın kuzeyinde uygulanmıyor.

Bu anomalinin nedeni, sadece Kıbrıs Sorununun çözülmemiş olması değildir. Kıbrıs Cumhuriyeti AB üyesi yolunda ilerlerken, Ersin Tatar gibi düşünenlerin çözüm fırsatlarını ellerinin tersiyle bir kenara itmelerindendir.

Sanırım, bu noktada hafızalarımızı tazelemekte yarar vardır...

11 Kasım 2002’de dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan, Rauf Denktaş’a ve Glafkos Kliridis’e Kıbrıs Sorununun kapsamlı çözümü için bir plan sunmuştu. Annan Planı’nın zamanlaması iyi planlanmıştı. Kıbrıs Cumhuriyeti de dahil olmak üzere, 10 aday ülkenin müzakereleri 12 Aralık 2002'de Avrupa Konseyinin Kopenhag zirvesinde sonuçlandırılacaktı ve Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini tamamlayan Kıbrıs Cumhuriyeti 16 Nisan 2003 tarihinde katılım anlaşmasını imzalayacaktı.

Bu yüzden, 10 aday ülkenin Devlet Başkanları, Türkiye ve Yunanistan Başbakanları ve Dışişleri Bakanları, sivil toplum temsilcileri, Kıbrıslı Rumların Ulusal Konseyi ve bürokratları ve BM temsilcileri Kopenhag’da bir araya gelmişlerdi.

Kopenhag’da bir tek Kıbrıslı Türk lider yoktu. Sayın Denktaş, sağlık nedenlerini ileri sürüp Kopenhag’a gitmemişti. Yerine Tahsin Ertuğruloğlu’nu göndermişti ve ona, Annan Planını imzalamamasını tembih etmişti.

Böylece, Kıbrıslı Türkler açısından tarihi bir fırsat heba edilmiş oldu. Yine de her şey bitmiş sayılmazdı. Avrupa Birliği, çözüm umudunu canlı tutmak istiyordu. Nitekim Kopenhag sonuç bildirgesinde şu ifadelere yer verilmişti:

“Kıbrıs’la üyelik müzakerelerinin tamamlanmış olduğu dikkate alınarak, Kıbrıs AB’ye yeni bir üye ülke olarak kabul edilecektir. Bununla birlikte Konsey, birleşmiş bir Kıbrıs’ın AB’ye katılımını kuvvetle tercih ettiğini teyit eder. Bu çerçevede AB, Kıbrıs sorununa BM Genel Sekreteri’nin önerileri temelinde 28 Şubat 2003’e kadar kapsamlı bir çözüm bulmaya yönelik olarak Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türklerin müzakereleri sürdürme taahhüdünü memnuniyetle karşılar.........

© Yeni Düzen


Get it on Google Play