We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

1 Mayıs ve Kıbrıs Türk Solu Üzerine Düşünceler

4 2 5
01.05.2022

Bir avuç insandılar. 1958 1 Mayıs’ından sonra kurşunlandılar, hançerlendiler. Ülkelerini terk etmek zorunda kaldılar, sürgüne gittiler.

Kimi PEO sendikasında faal, kimi AKEL üyesi idi. Daha iyi yaşam koşulları için uğraş veren bu Kıbrıslı Türk Solcuların derinlemesine bir Marksizm bilgisi olduğu söylenemez.

Fakat sol dünya görüşünün en önemli özelliklerinden olan enternasyonalizm ve halkların kardeşliği şiarlarına yürekten bağlıydılar.

Kıbrıs Rum toplumuna düşman olarak bakmıyor, Türk milliyetçiliğinin hiçbir meşru zemini olmayan Taksim politikasına cesurca karşı çıkıyorlardı.

En önemli siyasal duruşları da, şüphesiz, bu idi. Kıbrıs’ın bölünmesini, yani Taksim fikrini reddediyor olmalarıydı.

Bu yüzden 1958 1 Mayıs’ından sonra saldırıya uğradılar ve ağır bedeller ödediler.

Birinci kuşağın ardından gelen ikinci kuşak Kıbrıslı Türk Solcuların da en esaslı duruşu, ülkenin bölünmesine karşı çıkmak ve Türk milliyetçiliğinin Kıbrıs tahayyülünü reddetmekti.

Bu hiç kolay değildi. Çünkü Taksim, derin devletin resmi tezi idi ve kelimenin tam manasıyla şiddetle hayata geçirilmek isteniyordu.

Nitekim ikinci kuşaktan solcular da baskıyla karşılaştılar.

Taksim Tezine Neden İtiraz Ediliyordu?

Çünkü bu proje, yayılmacı Türk milliyetçiliği ile kolonyal rejimin “eseri” idi ve her türlü meşru dayanaktan yoksundu. Enosise tepkiden doğmuşsa da, özü itibarıyla saldırgan-milliyetçi bir tahayyül idi.........

© Yeni Düzen


Get it on Google Play