Kökleri derinde olanlar

Farklı dünyaların insanlarıyız diye bir klişe vardı eskiden. Galiba bir film repliğiydi bu; fakir erkek, zengin kız, fakir kız zengin erkek durumları filan. Bir zamanlar çok daha netti sınıfsal olan, gözle görünürdü. Giyim kuşam, beden dili hemen kendini ele verir ve kafalardaki hiyerarşiyi kurardı. Yeni para dedikleri durum pek yoktu o zamanlar, sonradan görmeler vardı, parayı bulmuş olan zevksizler ve zenginlik içinde eğreti duranları anlatmak için. Para ve refahın peşinde koşmak çok da kabul edilir bir hayat algısı değildi sanki. Başarı ölçütleri maddiyatın dışında da konumlanmıştı. Eğitim önemliydi ama paraya dönüşebildiği için değil de daha idealist nedenlerle. Para konuşmak ayıptı diye hatırlıyorum. Başkalarının servetiyle bugün olduğu kadar ilgilenilmezdi. Modern çekirdek aile, hijyen, şıklık, terbiye ve saygınlık gibi özelliklerle resmedilirdi. Dil kullanımı, eğitim, sanat bilgisi, zevkler ve sosyal ilişkilerle tanımlanacak kültürel sermaye şişkin banka hesaplarından daha önemliydi. Yoksulluk büyük oranda bir kaderdi. Parayı bulan yoksullar vardı elbette de sınıfsal geçişkenlik bugünkü kadar değildi. Geçmişin pırıltısı içtenlik ve masumiyetten gelirdi. Güzel bir ses güzel bir sesti. Şarlatanlık vardı belki ama egemen değildi. Alınan payeler büyük oranda hak edilmişti.

Yeni paranın ortalığı kasıp kavurduğu bu günlerde kültürel kodlar da........

© Yeni Düzen