We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Derin şüpheler ve ‘operasyonlar’…

2 1 0
12.12.2019

Türkiye’de bir dönem yaşananları hep “Aman çok kötü ama bize gelmez” diye diye izledik bu güne kadar…
Terörün, ya da savaşların, çatışmaların artık global bir etkisi olduğunu görmezden geldik.
Etrafımızdaki ateş çemberine inat umursamadık olanları.
Ama son gelişmeler, göstergeler artık bu ‘sıcak’ ortamdan nasibimizi alacağımıza- almamıza ramak kaldığına işaret ediyor.
Son 4 senedir Kıbrıs’ın kuzeyinde yaşadığımız ‘suni korkunun’ adı paranoya değil de nedir?
Asılsız bomba ihbarları ile dolu yıllar geçirdik, hatırlayınız.
Asal Şube önüne bırakılan dinamitler meselesi kapatıldı, gitti.
Neydi o meselenin arasındaki gerçek öğrenemedik.
Hep içimizde ‘derin’ bir şüphe kaldı, bırakıldı.

***

Anadolu topraklarında 90’larda “dağda” olan olaylar birkaç yıl önce büyük kentlerin yollarında, caddelerinde hatta meydanlarında yaşandı son yıllarda, ne acı.
Hani o Kıbrıslı Türklerin de gezmeye bayıldığı Taksim’de, İstiklal’de patlayan bombalar,
parçalanan insan bedenleri ve dahası…
Böylesi bir sürecin sonucu olarak Suriye savaşında yer bulmaya devam ediyor Türkiye.

Türkiye bizim için diğer ülkelerden farklı.
Türkiye ile yatıyor, Türkiye ile kalkıyoruz.
Türk dizilerini izliyoruz, Türk takımlarını tutuyoruz, her şeyimizde “Kıbrıslıyız” ama çok daha fazla da “Türkiyeli”yiz aslında!
Bunu yanlış ya da doğru bulduğum için yazmıyorum, sadece durum tespiti yapmaya çalışıyorum.
Son 4 yılda felaketlerin kıyısında yaşadık, günü geçiştirdik.
Kendi iç gündemlerimizde meşgul olduk.
Türk TV’lerinde canlı canlı izledik olayları.
Ve paranoya içimize işledi.
Kıbrıs’ın kuzeyindeki güvenlik sorununu zaman zaman konuşmaya........

© Yeni Düzen