Maçı Kaybettik, Bakü’yü Kazandık

Mağusa Futbol Masterleri Derneği’nin Bakü ziyareti, skor tabelasının çok ötesine geçen bir dostluk hikayesine dönüştü. Hazar’ın rüzgarı, Azerbaycan insanının sıcaklığı, Bakü sofralarının lezzeti ve sahada kurulan kardeşlik, Mağusa’dan Bakü’ye uzanan kalıcı bir gönül köprüsü bıraktı.

Bazı yolculuklar yalnızca gidip gelmek değildir. Bazı yolculuklar insanın içinde iz bırakır.

Mağusa Futbol Masterleri Derneği olarak Bakü’ye böyle bir yolculuk yaptık. Yönetim kurulunda benim de yer aldığım derneğimizle, hem Bakü’deki veteran takımıyla dostluk maçı yapmak hem de resmi ilişkiler kurmak amacıyla Azerbaycan’daydık.

Yanımızda yalnızca formalarımız ve kramponlarımız yoktu. Mağusa’nın rüzgarını, Kuzey Kıbrıs’ın sıcaklığını, yılların dostluğunu ve futbolun insanları birbirine yaklaştıran ruhunu da yanımızda götürdük.

Aramızda Kıbrıs Türk futbolunun efsane isimlerinden Mustafa Oraloğlu, namı diğer Kaleci Mustafa ve daha nice hatırı sayılır emektar futbolcunun bulunduğu zengin bir kafile vardı. Bu zenginlik, ziyaretin hem sportif hem de dostluk yönünü daha anlamlı kıldı.

Uçak Bakü’ye yaklaşırken pilotun sesi kabinde duyuldu:

“Bakü Havalimanı’na doğru düşüyoruz.”

Bu cümle bize sıradan bir iniş anonsu gibi gelmedi. Sanki Hazar’ın kıyısına, kardeşliğin içine, yeni dostlukların kurulacağı bir şehre doğru iniyorduk.

Bakü bizi Hazar’ın rüzgarıyla karşıladı. Geniş yolları, yüksek binaları, ışıkları ve hareketli yaşamıyla güçlü bir şehir. Ama Bakü’nün asıl güzelliği binalarında değil, insanındaydı. Daha ilk andan itibaren duyduğumuz şu söz içimizi ısıttı:

Yani, “Hoş geldiniz.”

Bir Kıbrıslı Türk olarak Bakü’de kendimi uzak bir yerde gibi hissetmedim. Dilde yakınlık, bakışlarda sıcaklık, sofralarda samimiyet vardı. Sokakta, selamda ve sohbette daha geniş bir ailenin içinde olduğumuzu hissettik.

Bunu taksicilerde bile gördük. Ücret vermek istediğimizde bazıları parayı kabul etmedi. Gülümseyerek şöyle dediler:

“Siz bizim qonağımızsınız.”

Yani, “Siz bizim misafirimizsiniz.”

Bakü’nün trafiği de başlı başına bir deneyimdi. Kornalar, ani manevralar, hızlı akan yollar ve araya giren araçlarla trafik zaman zaman tam bir savaş alanını andırıyordu. Bakü’de araba kullanmak kolay değil; sabır, dikkat ve cesaret isteyen zor bir müessese.

Ziyaretin en etkileyici duraklarından biri İçeri Şehir oldu. Taş sokaklarda yürürken insan geçmişe dokunur gibi oluyor. Dar sokaklar, eski........

© Yeni Düzen