Engelsiz Bir Gülüş Mümkündür

Her yıl 3–9 Aralık tarihleri, Özel İnsanlarımızı Farkındalık Haftası olarak anılıyor. Bu hafta, toplumun tüm bireylerine “görmekten fazlasını yapma” çağrısı yapmak istiyorum. Çünkü farkındalık, yalnızca bir haftaya sıkıştırılacak bir konu değil; yaşamımızın her alanında ve her ilişki biçiminde özen gerektiren bir bakış açısıdır. Ben de bir diş hekimi olarak, özel eğitim ihtiyacı olan bireylerin ağız ve diş sağlığı konusunda karşılaştıkları görünmez engelleri, günlük pratikte fark etmemiz için bu haftayı bir hatırlatma olarak görüyorum.

Ağız ve diş sağlığı, yalnızca estetik bir unsur değildir. Sağlıklı ve rahat bir ağız yapısı, bireyin beslenme alışkanlıklarından konuşmasına, özgüveninden sosyal yaşantısına kadar yaşam kalitesini doğrudan belirler. Özel eğitime ihtiyaç duyan bireyler için ise bu durum biraz daha hassas bir noktaya temas eder. Çünkü fiziksel, zihinsel veya duyusal engeller; günlük ağız bakımında, diş hekimi kontrolüne gitmede veya bir tedaviyi sürdürebilmede ekstradan güçlük yaratabilir. Bunun sonucunda çürük, diş eti hastalıkları, ağız içi enfeksiyonlar ve ağız kokusu gibi sorunlar daha sık ve daha ağır görülür.Peki bu noktada biz hekimlere ve topluma düşen sorumluluk nedir? Öncelikle bu bireylerin ağız ve diş sağlığıyla ilgili yaşadığı problemlerin büyük kısmının basit koruyucu uygulamalarla önlenebilir olduğunu bilmek gerekiyor. Düzenli fırçalama, diş ipi kullanımı, yılda en az iki kez hekim kontrolü ve flor uygulamaları, bu bireylerde çürük ve diş eti hastalıklarının görülme oranını ciddi şekilde azaltır.........

© Yeni Düzen