We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

ADNAN MENDERES MÜZESİ VE YÜREĞİMDEKİ HÜZÜN

2 0 0
08.06.2022

Son günlerini yaşadığını bilmeden hasretini dindirmek üzere derin bir iç çekmişti; baba toprağına, dostlarına, akrabalarına, köylüsüne ve özellikle de Çine Çayı’na… Olmadı… Oldurmadılar… Gelemedi…

Bedeni gelememişti fakat; anıları, halkına olan inancı, Türkiye azmi, on yıla sığdırdığı devasa işleri, yolları, köprüleri, fabrikaları, ön görüleri, cesareti ve “sizin değil halkımın yanındayım” dediği yolun idam sehpasına varana kadar her an-ı gelmişti Çine Çayı’nın tam yamacına…
“Ülkeme ve halkıma kötü bir şey yapmadım ki elbet beraat edeceğim” derken idam edileceğini aklının ucundan bile geçirmiyor ve çıktıktan sonrasına dair hayaller kuruyordu.. Öyle ya, eşi Berrin Hanım’ın evlilik öncesi tek şartıydı; siyasete girmeyeceğine dair istediği söz… Vermişti o sözü Menderes lakin gelin görün ki, yürekteki sevdanın önüne devasa bentler çekilse de durduramıyor insan akıp coşacağı yola varmasını… Ve er yada geç yine koşuyor hayallerinin peşinden, sonu ölüm olsa bile…

Adnan Menderes Müzesi, içine girdiğiniz anda büyük bir hüzünle karşılıyor sizi… “Halkın İradesine” vurulan hançeri yüreğinizin en derininden hissediyorsunuz… Müze görevlisi Sevilay, benim hüznümü daha da perçinleyen hisli anlatımıyla alıp götürmüştü ruhumu Adnan Menderes üzerinden Türkiye tarihine kara leke olarak geçen günlere… Çaktırmadan; yutkunsam da, gözlerimi silmeye çalışsam da, yüzümü başka yöne çevirsem de olmuyordu ve çözülmüyordu boğazımdaki düğüm… Halkın seçtiği çalışkan, dürüst, kararlı, biyad etmeyen bir lideri ve yanındaki isimleri tehditle sindiremeyince göz göre göre asmışlardı…........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play