We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

NEDEN SUSAR İNSAN?

7 0 0
30.06.2022

Yorulmuşuzdur o yüzdendir suskunluğumuz. Anlatmak istediklerimiz havada asılı kalmıştır o yüzden konuşmamak tercihimizdir. Başlarda büyük iştahla konuştuğumuz meselelerin hala çözülemediği ve insanların sadece kendi iç seslerini dinledikleri bir monoloğa dönüşmesinden iletişim kesilmiştir. Nereden nasıl başlayacağını bilmek yetmez yeniden iletişim kurmaya. Çünkü defalarca anlatmaya, konuşmaya kalkıştığımız zamanların hatırası dün gibi duruyordur zihnimizde. Oysa konuşmak için varız. İnsanın elinde konuşmak için bunca fırsat varken susmayı tercih ediyorsa mutlaka vardır bir sebebi. Beden dilimizle de konuşuruz, gözlerimiz de çok şey anlatır ama ya suskunluğumuz neler anlatır?

Yazarak iletişim

İnsan en çok konuştukları anlamsızlaştırılınca konuşmaktan vazgeçer. Belki de o yüzden büyük yazarlar ortaya çıkmıştır. Susmayı tercih ettikleri için onları en iyi ifade eden iletişim yolu yazmak olmuştur. Yazarak anlattıklarını asla konuşarak anlatamayacaklarına kâni olmuşlardır. O yüzden belki de çaresizlik onları yazmaya itmiştir. Anlatacaklarını anlayabilecekleri muhatap bulsalardı yine de yazarlar mıydı? Yazarlar susmayı tercih ettiklerini yazdıklarıyla dile getirmezler mi? Bu da onların iletişim yolu. Ancak konuşmayı tercih edene anlat şu kitabı desen, kaçı tam anlamıyla anlatabilir susanın yazdıklarını? Susanlar dünyayı sarsasacaktır. Onların sessizlikleri akıl çağlayanından his dünyalarına akan bir ırmağın yolunu bulma çabasıdır. Bu çaba sayesinde konuşanlar düşünecekler, anlayacaklar ve yazıya konu olan her şeyi konuşmaya sebep bulacaklardır.

Bilgelerin suskunluğu

Çocuk konuşma yaşına gelmiş hala konuşamıyorsa bu suskunluğu hayra yoramayız. Kolundan tuttuğumuz gibi bir pedagoga götürürüz. Çocuğun derdini öğrenmemiz gerekir. Ergenlik yaşlarının suskunluğu da başkadır. Çekingenliklerinden her ortamda konuşmazlar. Bir bakarsın ki başka ortamlarda hiç durmadan konuşurlar. Bir de olgunluk yaşlarının suskunluğu vardır. İşte orası bir muammadır. Bilgelerin suskunluğu diyorum ben buna. Eğer susmayı tercih etmişse bir usta bir hoca o zaman anlarım ki hak tecelli edecektir. Bilgenin susması kimi için hayır kimi için bir imtihandır. Bilgenin susuşu duadır. Bilgelikle susarsa insan selamete kavuşur. Ama her zaman susmak da bilgelik değildir. Yerli yerinde konuşmak altın değerindedir.

Gönlün konuşması

Haksızlık karşısında susulmaz. Susmayı tercih ediyorsa insan demek ki zihinsel olarak bir karmaşa yaşıyordur. Ya yönetemiyordur duygularını ya da meczuptur. Ya kibrinden susuyor sana cevap vermeye tenezzül etmiyordur ya da gizemli olmaya çalışıyordur. İnsan en çok adaletin tecelli etmesi için susar. Çünkü o zaman her şey susar. Yer, gök, gezegenler, yıldızlar, denizlerin dalgası, börtü böceği kuşların sesi. Her şey derin bir suskunluğa gömülür. Çünkü adaletin tecelli eden sesi karşısında hiçbir şeyin hükmü kalmamıştır. Ya güneş yeniden doğacaktır ya da gece gibi karanlığa gömüleceğiz. Her ikisinde de elbette hayır vardır. Gecenin suskunluğundaki hayırdan da nasibini alanlar olacaktır ta ki gün ağarana kadar. Gönüller konuşmalı ağızlardan çok. Gönülden söylenecek sözler söylenmeli. Bunun için çok konuşmak gerekmez. Gönül ile konuşup gönülle anlaşanlardan olmak niyetiyle vesselam.

BEKLEYEREK GECİKME

Bizim bir atasözümüz var. Çok da kullanırız. Kervan yolda düzülür diye. Bir an önce yola koyulmalı ve iş görülmeli. Gerekenler yapılmaya başlanmalı. Gerekirse eksiklikler yolda da giderilir. İnce işler, ayarlar arada yapılır. Yoksa her şey tastamam olsun öyle işe başlayalım dersek o işe hiç başlayamayız. Zaten bunun adı da psikolojide bir rahatsızlık adı olarak literatüre geçmiştir: Mükemmeliyetçilik. Beklemek trenin kaçmasına neden olabilir. Bir daha o fırsat ele geçmez. Başladıktan sonra işi yarılamış oluruz. Varsın eksiklikler olsun. Biz içeriğe bakmalıyız. Sosyal medya çağı malum filtreli bir hayat sunsa da gerçekler öyle değil. Her şeyi filtreleyemeyiz. Biz işe koyulalım ama işi yürütürken de eksiklikleri tespit edip halletme yoluna gidelim, ihmal etmeyelim. Gerekirse yardım alalım. Danışalım.

KUPKURU YAPRAKLAR

Kupkuru bir dal ve yapraklar, ömrünü neye harcamış acaba bu........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play