Kendi hikâyenizin başrolü müsünüz?
“Masada değilseniz, menüdesinizdir.”
Evet, cümle sert. Ama bazı gerçekler pamuk şekerle söylenince anlaşılmıyor. Hayat da çoğu zaman nezaketle uyarmıyor zaten. Ya oyunun kurallarını koyanlardan oluyorsunuz ya da kurallara uymak zorunda kalanlardan.
Bir toplantı masası hayal edin. Kararlar alınıyor, yön belirleniyor, gelecek şekilleniyor. Siz orada yoksanız, o masadan çıkan kararlar sizin hayatınıza dokunuyor ama sizin sözünüz o kararlara karışmıyor. İşte tam da burada “menü” olma hâli başlıyor. Başkalarının iştahına göre sunulan, tercih edilen ya da bir kenara itilen bir seçenek…
Hayat sadece büyük patronların, yöneticilerin, siyasetçilerin masasında yaşanmıyor.
Bazen bu masa bir aile sofrası,
bazen bir arkadaş çevresi,
bazen de insanın kendi iç dünyasıdır.
Küçük Masalar, Büyük Sonuçlar
Yıllardır sevmediği bir işte çalışan ama “şimdi bırakırsam ne derler?” diye susan biri…
Aslında masada değil; başkalarının beklentilerinin servis tabağında duruyor.
Ya da sürekli........
