Hoş Geldin Ya Şehri-i Ramazan
Takvim yapraklarından daha ağır, daha anlamlı bir gelişin var senin. Kapıyı çalmıyorsun; doğrudan kalbe giriyorsun. Gürültüyü kısıyor, fazlalıkları görünür kılıyor, insanı kendisiyle baş başa bırakıyorsun.
Ramazan her yıl geliyor ama biz her yıl aynı yerden karşılamıyoruz onu. Kimi zaman yorgun, kimi zaman kırgın, kimi zaman da neden bu kadar uzaklaştığını bile fark edememiş bir hâlde… İşte tam bu yüzden Ramazan, sadece oruç tutulan bir ay değil; yeniden ayarlanma vakti.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü’nde söylediği gibi:
“Bizim asıl meselemiz zamanı ayarlamak değil, insanı ayarlamaktı.”
Ramazan da tam olarak bunu yapıyor. Saatleri, sofraları, programları değil; insanı ayarlıyor. İftar vaktini beklerken sadece akrep ile yelkovanı değil, sabrımızı, tahammülümüzü, neye ne kadar kıymet verdiğimizi de yeniden ölçüyoruz. Zaman........
