menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

ABD Kürtlerle neden yollarını ayırdı?

36 0
28.01.2026

ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki Kürt ortağı SDG (Suriye Demokratik Güçleri) ile fiilen yollarını ayırması, uluslararası siyasette sıkça kullanılan “ihanet” kelimesinin duygusal yükünü taşısa da, devletlerarası ilişkilerde bu terim çoğu zaman yanıltıcıdır. Devletler kalıcı dostluklar değil, değişen koşullar altında azami çıkar peşinde koşarlar. Washington’un SDG’yi bir anda terk etmiş gibi görünen hamlesi, aslında uzun süredir olgunlaşan stratejik bir yön değişikliğinin son halkasıdır.

ORTAKLIK BAŞINDAN BERİ GEÇİCİYDİ

2014’te IŞİD’in (DEAŞ) hızla yayıldığı, Suriye’de güvenilir ve sahada etkili müttefik bulmanın neredeyse imkânsız olduğu bir dönemde YPG/SDG, ABD için zorunlu bir tercihti. Kobani direnişiyle başlayan bu ilişki, ideolojik yakınlıktan veya kalıcı bir ittifaktan değil, IŞİD’e karşı acil ve etkili bir saha gücüne duyulan ihtiyaçtan doğdu.

Eski ABD Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey’nin yıllar önce yaptığı net itiraf bu gerçeği özetler:

“ABD destekli bir Kosova yaratma niyetimiz yoktu.”

SDG ile kurulan ortaklık hiçbir zaman kurumsal derinlik kazanmadı; tam tersine, NATO müttefiki Türkiye’nin “PKK uzantısı” itirazı nedeniyle sürekli bir denge ve sınırlama politikası içinde tutuldu. Washington, Ankara’yı karşısına almamak için SDG’ye siyasi garanti, resmi statü veya uzun vadeli güvenlik taahhüdü vermekten bilinçli olarak kaçındı.

PERDE ARKASINDAKİ PRAGMATİZM

Kamuoyunda SDG–ABD ortaklığı öne çıkarken, perde arkasında başka bir temas hattı daima vardı: HTŞ (Heyet Tahrir eş-Şam) ve İdlib eksenli aktörler. New York Times gibi kaynakların yıllar önce ortaya koyduğu üzere, ABD’nin HTŞ ile dolaylı........

© Yeni Birlik