We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

SOÇİ ZİRVESİNİN ARDINDAN-II

3 0 0
11.10.2021

Eylül ayı sonunda gerçekleşen Soçi Zirvesi, Türkiye ve Rusya’nın ikili iş birliklerini ve bölgesel meseleleri görüştükleri liderler arası mutat temaslardan sonuncuydu. Erdoğan ve Putin’in hızla belirip kaybolan fırsatları değerlendirmek, büyüyebilecek riskleri yatıştırmak için uygulayageldikleri bir yöntem bu görüşmeler. Ayrıca her iki lider yan yana geldiğinde, telefonla konuştuklarında ve birbirlerini iş birliği ve diyalog içerisindeki iki aktör olarak tanımladıklarında, aslında bu “aramızdaki ilişki modeli işliyor” mesajını da iletiyor.

Mesaj kime?

Bu mesajın adresi genellikle Batılı aktörler ve tabi ABD’leri. Dolayısıyla Rusya ve Türkiye’nin beraber çalışabileceğinin söylenmesi Ankara ve Moskova’nın elinde aynı zamanda bir pazarlık kozu. Ankara, bu pazarlık kozunu daha etkili hale getirmek için Türkiye’nin Batı güvenliğine katkısını, Ankara’nın merkezi ve doğu Avrupa ülkelerine sağlayabileceği İHA/SİHA desteğini, Kırım, Ukrayna’nın geleceği ile ilgili Rusya ile aynı yerde durmadıklarını da görünür hale getiriyor, yani Batı güvenliğini desteklemekten kopmadığı, yani ‘kaybedilmemesi gereken’ bir aktör olduğu sinyalini iletiyor. Ankara’nın bu hamlesi sadece Türkiye-Batı ilişkilerine canlılık katmak için bir pazarlık hamlesi olarak da görünmemeli.

Müttefiklik ilişkilerinin her gün test edildiği bir dönemde Karadeniz-Akdeniz arasında Batı’nın bıraktığı boşlukları doldurarak ilerleyen Rusya’ya “kırmızı bir çizginin” henüz çekilmediği bir noktadayız. ABD, böyle bir çizgiyi bizzat kendi elleriyle çekerek Rusya’yı doğrudan karşısına almayı arzu etmiyor. Bu nedenle bölgede ABD’nin kullandığı/kullanabileceği dolaylı mekanizmalar, vekiller ve destek için gösterdiği sudan bahaneler var. Tüm bunlar bugüne kadar Rusya için pembe çizgiler ve istemeden yakılan yeşil ışıklar anlamına geldi. Ancak Rusya bir yerlerde bu rüyanın sonuna gelebileceğini de biliyor. ABD’nin esas takıntısı Çin iken ve AB hazırlıksız, bölünmüş ve güçsüzken kapattığı alanları sağlamlaştırmak, mümkün olduğunca rakip ve caydırıcı unsurları kendi alanının dışına çıkartmak için acele ediyor. Zaten bu yüzden Ankara’nın zihninde olan hesap, Moskova’nın Doğu Akdeniz/Orta Doğu/Afrika’daki alan kontrolünün dengelenmesi, ama bu dengelemenin Türkiye’nin hareket ve kontrol alanına ve Moskova ile kurduğu kazançlı diyaloğa zarar vermeden gerçekleşmesi. Son Soçi Zirvesi’nin odak noktalarından biri olan Suriye meselesini tartışılırken unutmamız gereken arka-plan bu.

ABD faktörü

Unutmamamız gereken bir faktör daha var: ABD, Suriye’de Rusya’nın varlığını sınırlamak isteyen/sınırlayan aktör olma isteğinden henüz vazgeçmedi. Suriye özelinde bu amaç doğrultusunda Washington şimdilik birbiriyle çelişkili çeşitli........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play