İmparatorun yeni kıyafetleri ya da Venezuela’nın ABD’nin midesine indirilişi
Geçtiğimiz sene Venezuela ile yazdığımız bir yazıyı şöyle bitirmiştik. ABD, Venezuela dosyasını kapatmak için olası senaryolar içerisinde- ki maalesef senaryoların hiçbiri Venezuela için müjdeli bir haber içermiyor- kendisi için en maliyetsiz ve Batı Yarımküre hakimiyeti adına en güçlü mesajı veren seçeneği bulmak için düşünüyor ve hazırlanıyor. Bu satırlar kaleme alındığında henüz ABD, Venezuela teknelerini batırmaya yeni başlamış, Batı Yarımküre hakimiyetini önemsediğini gösteren Ulusal Güvenlik Strateji Belgesini (NSS 2025) henüz ilan etmemişti.
O günden bugüne ABD’nin kuvvet kullanma biçimi, Venezuela meselesini ulusal güvenlik açısından kamuoyu önünde ilan ettiği tehditlerin (narkoterörizm, yasadışı göç, sınırların güvenliği) merkezine oturtması ve tabi Batı Yarımküre hakimiyetinin çok ciddi kazançlar vadetmesi bize Venezuela’nın başına ne gelebileceği konusunda ciddi sinyaller gönderiyordu. Nihayetinde ABD, çok fazla işi uzatmadan 2026’nın ilk günlerinde “özel bir performans” ile Venezuela dosyasını kapattı. Elbette, bu Venezuela ile ilgili her şey süt liman, tüm pürüzler gitti, artık Venezuelalılar yeni imparatorun konsorsiyumunun yoluna güller döşeyecek demek değil. Ama yeni açılan, açılacak Venezuela’nın yönetilmesi dosyası, bugüne kadar ABD’nin önünde duran Venezuela dosyası ile aynı değil. Venezuela’da seçilmiş başkan ve eşinin derdest edilerek rejim değişikliğinin nerdeyse 15 dakikada gerçekleşmesi eski Venezuela dosyasını ABD adına kapattı. Bu meselenin kapatılış biçimi de kapatılma amacı da Trump’ın yarı uykulu gözlerle ve yanına ABD askeri gücünü alarak yaptığı konuşmasında verdiği mesajlar da bize bugünün Washington’u ile ilgili çok şey anlatıyor.
YENİ BİR MÜDAHALE PERFORMANSI
Venezuela operasyonunun amaçları çok yazılıp çizilecektir. Üç aşağı beş yukarı ABD, emperyal ve emperyalist bir projeye sahip, amaçlar da her emperyal ve emperyalist projede görebileceğiniz amaçlar. Zaten ABD, daha önce Panama başkanını ele geçirdiği tarih olan 3 Ocak’ta operasyonu gerçekleştirerek, Batı Yarımkürede işlerin nasıl yürüdüğünü herkese hatırlatıyor. Fakat elbette imparatorun yeni giysileri var ve bu giysilerin gerçek tarzını anlayabilmemiz için 3 Ocak operasyonunu bir performans, bir güç gösterisi performansı olarak da görmek ve incelemek lazım. ABD, savaşmadan ama konvansiyonel gücünü hibrit ve müşterek olarak kullanarak darbe ile işgal denemesi arası özel bir operasyon yaptı. Operasyonun başarılı olduğunu başkan ve eşinin ikametgahından tereyağından kıl çeker şekilde uyku kıyafetleri ile alınmasından anlıyoruz. Bu operasyon gerçekleştirilirken Venezuela’nın askeri ve hatta sivil alt yapısına ABD askeri operatif gücünün ulaştığını da anlıyoruz. Rejimler güçlerini ideolojik ve gerçek savunma kapasitelerinden alırlar. ABD; bu kapasitenin ortaya çıkmasına, örgütlenmesine, milliyetçi-anti-emperyalist duyguların, bağımsızlık aşkının, üçüncü dünyacılığın çıkmasına izin vermeden yani kendisi için maliyet yaratmadan rejimi dışarıdan ve içeriden değiştirebilecek operatif kabiliyete sahip olduğunu gösterdi.
Bu arada havaya kaç helikopter kalktı, nereler kaç kg’lık bombayla bombalandı, Venezuela’nın yarısı nasıl karanlığa gömüldü soruları için etkileyici askeri nitelikte rakamlar veriliyor. Ama operatif kabiliyetten kastımız askeri kabiliyet değil- ya da sadece askeri kabiliyet değil. Rejimin en sert en milliyetçi figürlerinden Maduro’nun sağ kolu başkan yardımcısı Rodriguez vekaleten başkanlık koltuğunu devraldı ve anlaşılan ABD, geçiş dönemi için Rodriguez’in iyi bir isim olduğunu düşünüyor. Rubio veya başkaları veya “bazı önemli şirketlerin yetkilileri” sanki Rodriguez ya da çevresindeki birilerine ulaşmış ya da mucizevi bir biçimde Rodriguez ile ABD yönetimi arasında olağanüstü bir anlayış birliğine........
