Ateşkesler ve ablukalar ortasında kartlar kimin elinde?

Lübnan’da İsrail ve Lübnan Hükümeti arasında ABD’ce kotarılmış 10 günlük ateşkes ilan edilirken cuma akşamı yaptığı sosyal medya paylaşımı üzerinden Trump, İsrail’e bu sürede Lübnan’a saldırmayı “yasakladı”. İsrail iç politikasında savaşın devam etmesi gerektiğini düşünenler ve bazı IDF mensupları, Netanyahu’nun yine-yeniden aşağılandığını düşünüyor. 

Lübnan ile “barış” anlaşması ya da barış olmadan anlaşabilmek daha önce denenmişti, dolayısıyla İsrail için önemsiz ya da İsrail’in hiç çıkarına olmayan bir adım değil atılan. Ama 28 Şubat öncesinden farklı bir atmosfer ve bölgesel konjonktür var. Bu konjonktürde, daha İsrail hedeflerine ulaşamamışken (Güney Lübnan’ı tam anlamı ile kontrol etmek, Hizbullah’ın unsurlarının Lübnan’ı terk etmesini sağlamak ve Hizbullah’ı silahsızlandırmak gibi yakın amaçlar kadar Hazar’dan Afrika Boynuzu’na bir stratejik derinlik-dostluk/ittifak kontrolü hattı oluşturmak, diğer herkesi de burada sınırlamak gibi uzak amaçları da hesaba katıyoruz) birilerinin “yeter artık” demesi ve İsrail’in – ki Hizbullah masada değildi ve onu bağlayan bir şart yok- durmak zorunda kalması Tel Aviv için bir zorluk yaratıyor tabi. 

Oysa ABD-İran ateşkesinin ilan edilmesi sonrasında Trump, bilinçli olarak İsrail’e Lübnan’da yeşil ışık yakmış, Beyrut katliamına göz yummuştu. ABD, İran’ın kazançlı görülebileceği, bölgesel mega-anlatı kurabileceği bir alanı (Lübnan-Direniş Ekseni) ABD-İran müzakerelerinden ayırmış, İsrail’in saldırganlığı üzerinden İran’a akıllı ol mesajı çakarken, İsrail’e de İran cephesindeki savaşı şimdilik bulandırma sinyali vermişti. Bu aslında akıllıca ama insan hayatını hiçe sayan stratejide şimdi tuhaf bir “u dönüşü” gerçekleşti. Süreçler hala ayrı sözde ama söylem -ve belki eylem hattında- İran, Lübnan ve ABD-İran müzakerelerini ilişkilendirmeyi başardı. Üstelik hala Hürmüz İran’ın kontrolünde kapalı. Şimdi hatırlayamadığım bir İran büyükelçiliğinin savaşın ilerleyen günlerinde Trump’a verdiği yanıtı hatırlamadan edemiyoruz: “İran ile iş çevirmek acemilere göre değil.”

BİR ABD GİRİŞİMİ: LÜBNAN ATEŞKES’İ

Lübnan-İsrail ateşkes sürecinde ABD’nin İsrail ve Lübnan arasında savaş olmadığını kabul etmesi önemli. İsrail basınına yansıyan haberlere göre ABD, Lübnan’ın egemenliğinin ve toprakları üzerinde tam kontrolünün bugün ve gelecekteki İsrail-Lübnan görüşmeleri için temel kabul olması gerektiğini dokümanlara not etmiş. Tabi buradan kastın ne olduğunu anlıyoruz. Hizbullah’ın adı doğrudan anılmıyor ama kastedilen Lübnan ordusu dışında silahlı milislerin yani Hizbullah’ın Lübnan’da aktif olmaması. Fakat tabi Lübnan’ın toprakları üzerinde tam egemenliğe ve kontrole sahip olması da şu demek, İsrail burada tampon bölge gibi düşünülse dahi bir işgal bölgesi oluşturamayacak. Lübnan ordusu, İsrail tarafından zarar verilen köprülerin tamirine başladığını daha birinci dakikada duyurdu. Hizbullah da boş durmadı, İsrail’e yönelik saldırıların durmasını İsrail’in Lübnan’dan tamamen çekilmesine bağladı. Daha da ileri gitti, Lübnan-İsrail ateşkesinin İran’ın baskısı sonucu ulaşıldığını, İran’ın ABD’ye bu savaşı kazanmasının ne kadar zor olduğunu gösterdiğini söyledi.

İran’ın adımları Hizbullah’ın duyurmak istediği hikâyeyi güçlendirir, doğrular şekilde. Hatırlanacaktır, cuma günkü ateşkes ve Trump’ın........

© Yeni Birlik