We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

AFGANİSTAN'DA YENİ AŞAMA: JEOPOLİTİK DİPLOMASİ

4 0 0
23.08.2021

Tüm haftayı Afganistan’daki durumu tartışarak geçirdik. Aslında ABD’nin askeri işgal aracılığıyla ulus/devlet inşasını Ortadoğu’da beceremediği gerçeği uzun bir süredir tartışılıyor ve bu beceriksizlik yüzünden ABD’nin bölgedeki niyeti, gerçekten istikrar isteyip istemediği sorgulanıyordu. Tüm bu sorgulamalar son 20 yıldır defalarca önümüze geldi. Bugünkü gam, korku, Batı’nın terk etme stratejisinin trajikomik sonuçları uzun süre daha konuşulur. Ancak, bu eski hikâyeye ve Afganistan’daki trajik tabloya takılıp ABD’nin neden bu şartlarda bugün çekilmeyi tercih ettiği sorusunu havada bırakmayalım.

ABD Taliban ilişkisi

Bu soruyu soranlar cevabı iki ana başlık altında arıyorlar. İlk başlık altında Afganistan içi faktörlere odaklanılıyor. Ulus devlet inşası projesi zordaydı ve 2017’den itibaren ABD’nin çekilme takvimini netleştirmek için fırsat kolladığı, bu nedenle Afganistan’daki farklı gruplar arasında zemin yokladığı, tüm bu arayışların da Kabil Hükümetinin altını oyduğu yazılıp çiziliyordu. Nitekim tabuta çivi Trump Yönetimi tarafından 2020’de Doha’da Taliban ile yapılan anlaşma ile çakıldı. Bu anlaşmada ABD, Afganistan’daki tüm yabancı askeri unsurların çekileceğini Taliban yetkililerine söz olarak veriyor, böylece de muhatabının -en azından çekilme tamamlanıncaya kadar- Taliban olduğunu/olacağını ilan ediyordu. Bu anlaşma ile bir yandan Kabil Hükümeti’nin aslında bir son kullanma tarihi olduğu ilan edildi, diğer yandan Katar aracılığıyla yürütülen ve Pakistan, İran gibi sahadaki devletlerin de dahil olduğu, Türkiye’nin dahil olabileceği Afganistan’daki farklı taraflar arasında süregiden siyasi müzakere süreci tıkandı.

Bugün bu arka plandan yola çıkanlar çekilmenin hızı ve biçimine bakarak, ABD’nin kazanamadığı bir savaşı sonlandırmasının pek çok yolu olduğunu, bu yollar arasında Washington’un önce Taliban’la anlaşmayı, sonra Taliban’ın ülkeyi kontrol etmesinin önünü açacak, hatta Amerikan teçhizatları ile donanacak şekilde önünü açmayı tercih ettiğini vurguluyorlar. Bu da bu okumayı yapanlar açısından, ABD-Taliban anlaşmasının daha derin mevzuları içerdiğini gösteriyor. Bir anlamda Taliban’ın Afganistan’da Suriye’deki YPG gibi kullanılmasının, hatta Taliban’ın doğasının ABD/Batılı değerlerden uzak resmedilmesi nedeniyle çok daha özgür kullanılmasının önünün açıldığını görebiliriz.

Taliban’ın çeşitlendirme stratejisi

Elbette Taliban’ın yekpare bir bütün olmadığı, yerel siyasal sürece içkin bir geçmişi olduğu ve içindeki farklı fraksiyonlar........

© Yeni Birlik


Get it on Google Play